{"t01-apar-0":"AÇIKLAMA KİTAPÇIĞI EKİDİR Delmas Yardımcı Tablolarına ❦ BİRİNCİ DİZİ","t01-apar-1":"TABLO No 1 Okul. — Lise. — Sınıf.","t01-tit-1":"Genel açıklama.","t01-01-1":"1. — Bu tabloda bir **lise** **sınıfı** gösterilmiş. Bu sınıfta sekiz **masa** (18) ile sekiz **sıra** (32) var. Her sıraya üç öğrenci oturur. **Öğretmen** (7) , **sandalyesine** (8) oturmuş, **kürsüsünün** (6) arkasında.","t01-02-1":"2. — Kürsünün solunda camlı bir **dolap** (15) durur. Sağında **kara tahta** (1) var; üzerinde de **silgisi** (2) ile **tebeşiri** (3) .","t01-02-2":"Kürsünün üstünde **duvar levhaları** ( 9 , 11 , 12 ) ile bir **harita** (10) asılı.","t01-03-1":"3. — Öğrencilerin hepsi **yerinde** (17) değil. Jan (4) kara tahtanın önünde ayakta; elinde silgiyle **geometrik şekilleri** siliyor.","t01-03-2":"Piyer kürsünün yanında; **yazılı ödevleri** (5) toplayıp öğretmene götürüyor.","t01-04-1":"4. — Bu öğretmen **modern diller** öğretmeni. Öğrencilerine yabancı dilleri **(Almanca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Rusça** veya **Fransızca)** konuşmayı, okumayı ve yazmayı öğre.","t01-05-1":"5. — Sınıf çok geniş ve çok aydınlık. Dipte, hava ile ışık girsin diye, geniş bir **pencere**, iki **vasistas** (78) ve bir **camlı kapı** var.","t01-05-2":"Bu sınıf soğuk değil. Ortasında, onu ısıtmak için, çok iyi bir **soba** (46) ile onun **borusu** (45) durur.","t01-05-3":"Duvara **askılar** (58) çakılı; öğrencilerin şapkaları ile paltoları onlara asılır.","t01-tit-2":"Oyun avlusu.","t01-06-1":"6. — **Saat** (63) dokuzu beş geçiyor.","t01-06-2":"**Teneffüs** (76) yeni bitmiş ve ders yeniden başlıyor. Teneffüs **avluda** (75) olur. Birkaç öğrenciyi oynarken görüyoruz. Bir **yardımcı öğretmen** (74) onları gözetiyor.","t01-07-1":"7. — Avluda başka kimseleri de görüyoruz: **müfettiş** (73) , **müdür** (71) ve **müdür yardımcısı** (72) .","t01-07-2":"Müfettiş okulları denetler, müdür okulu yöne, müdür yardımcısı öğrencilerin çalışmasını göze.","t01-07-3":"Dördüncü kişi **hademe** (77) . Gelmeyen öğrencilerin adlarını yazmak için koltuğunun altında bir defter taşır.","t01-08-1":"8. — Avlunun dibinde **jimnastik aletleri** (70) ile **el işleri** (69) atölyesi var.","t01-08-2":"Tablonun sağında **müzik** ile **resim** **odaları** güçlükle görünür.","t01-tit-3":"Ayrıntılı açıklama.","t01-tit-4":"İyi öğrenciler.","t01-09-1":"9. — Kürsünün sağında, birinci sıraya oturmuş öğrenciler **Anri** (*) , **Etyen** ve **Şarl**.","t01-09-2":"Anri çok dikkatli ve çalışkan; öğretmeni dinliyor. Masasında bir **defter** (28) , bir **kitap** (29) , bir **sözlük** (30) ve bir **kalemlik** (31) var. Kitabında pek çok **sayfa** var; her bölümde birçok **paragraf**, her **satırda** da pek çok **kelime**.","t01-09-4":"Yanındaki Etyen (24) hevesli. Gelecek sefere verilen dersi defterine yazıyor. **Yazısı** güzel. Kitabı kapalı. Yalnız **cildi** (27) görünür. Yanında **pergeli** (26) durur.","t01-09-5":"Şarl (23) kitabı elinde tutuyor; onu açıp dersini yeniden tekrarlıyor. Her öğrenci gibi onun önünde de bir **mürekkep hokkası** (25) var. Söz dinler.","t01-10-1":"10. — Sonraki masada **Lui, Antuan** ile **Pol** var. Lui **dersini** (22) anlatıyor ve öğretmenin **sorularına** karşılık veriyor. Antuan (21) çok dikkatsiz; öğretmen ona kimi zaman ceza da verir. Pol (20) iyi bir arkadaş, uysal ve yardımsever. Çok dikkat eder.","t01-tit-5":"Kötü öğrenciler.","t01-11-1":"11. — Anri’nin arkasında **Jorj** (38) oturur. Kötü bir çocuk değil, ama **geveze**, dikkatsiz ve yerinde duramaz. **Hoppalığı** ile **söz dinlemezliği** ders sırasında **karışıklık** çıkarır, ve ona sık sık sert bir **uyarı** gerekir. **Müsvedde defteri** (35) kirli, **kalemiyle** (34) onun üzerine **mürekkep lekeleri** damlatır durur; bu yüzden **silgisi** (36) her vakit gerekir; **çantası** (33) yırtık, çünkü çok özensiz. Modern diller sınıfına **kalem tutacağını** (37) niçin getirir?","t01-11-2":"Yanındaki Edmon (39) ondan hoşlanmaz. Doğrusu biraz tembel, ama sakin ve durgun. Gevezelik etmez; yalnız, dinlemek yerine **ders kitabının** **hikâyelerini** okumayı yeğler.","t01-11-3":"Bu sıranın üçüncü öğrencisi **Lüdovik** (40) . Çalışkan. Beyaz bir **kâğıt** **yaprağına** yazıyor. Önüne **kurutma kâğıdını** (41) koymuş.","t01-12-1":"12. — Öğretmenin solunda, ikinci sıranın öğrencileri çok küçük. İlki, küçük **Emil**, daha iyi yazamıyor; **taş tahtasını** (42) , **taş kalemini** ve **süngerini** (43) getirir.","t01-12-2":"Yanında **Ogüst** ile **Bernar** (44) var. Sonuncusu iyi çalışır, ama **kılığı** çok pasaklı.","t01-13-1":"13. — Arkalarında üç **tembel** oturur. **Alber** derslerini öğrenmez. **Jak** (47) dinlemek yerine uyuyor. **Tembelliği** ona **azar** ile **ceza** bile getirir. Sonunda **Kristiyan** (48) çok daha yerinde duramaz. **Davranışı** kötüdür ve düzelmek için hiçbir çaba göstermez.","t01-14-1":"14. — Yanlarındakiler ise tersine uslu çocuklar. **Ernest** (51) düzeni ve kuralı sever; her vakit **cetvelini** (50) ile **kurşun kalemini** (49) kullanır. **Gündüzlü öğrenci**.","t01-14-2":"**Fransuva** (52) **yatılı öğrenci**; üniforma giyer, okulda yer ve okulda yatar. İyi bir **arkadaş**.","t01-14-3":"Moris **çakısıyla** (56) **kurşun kalemini** yontuyor; çok özenli.","t01-14-4":"Bütün kitaplarını getirir, **dil bilgisini** (55) , **not defterini** (54) , bir de **yazı altlığı** (53) . **Torbası** (57) arkasında yerde durur.","t01-14-5":"Sınıfın arkasındaki iki masaya **iyi öğrenciler** (19) oturmuş.","t01-tit-6":"Resim ve müzik.","t01-15-1":"15. — **Resim odasında** duvara güzel **örnekler** asılıdır ve tavandan **abajurlu** bir **lamba** (62) sarkar. **Öğretmen** (60) çok sabırlı; öğrencilerin **resimlerini** (61) düzeltir ve önlerine konulan **heykele** (59) bakarak resim yapmayı onlara öğre.","t01-16-1":"16. — **Müzik odası** çok ilgi çekici. Orada **müzik** okumayı, **portede** yazılı **notaları** (67) söylemeyi (do, re, mi, fa, sol, la, si = C. D. E. F. G. A. B.), **anahtarları** tanımayı ve hoş **ezgiler** söylemeyi öğretirler. Notalar **nota sehpasına** (65) konur. Bir öğrenci **piyano çalıyor** (64) ve **müzik öğretmeni** (66) **tempo tutuyor** (68) .","t01-17-1":"17. — **El işleri** (69) **atölyesinin** bir köşesini güçlükle görüyoruz; çocuklar orada tahta yontmayı ve demir eğelemeyi öğrenebilirler. Bu her okulda bulunmaz.","t01-tit-7":"Fen odası.","t01-18-1":"18. — Matematik öğretmeni öğrencilere **geometri, aritmetik, hesap** ve **metrik sistem** oku. Tabloda geometrinin başlıca şekillerini görüyoruz: bir **daire** (a) , bir **kare** (b) , bir **üçgen** (c) , bir **doğru** (d) .","t01-18-2":"Bir de **işlem** görüyoruz; ne **toplama**, ne **çıkarma**, ne **çarpma**: **bölme** (e) .","t01-19-1":"19. — Metrik sistem tablosunda şunları görüyoruz: bir **metre** (a) , bir **terazi** (b) ile **ağırlıkları**, bir **litre** (e) , bir **dekalitre** (f) , bir **desilitre** ve bir **metreküp** (d) .","t01-19-2":"Öğrenciler **doğa bilimlerini** (11) — zooloji (a) , botanik (b) , jeoloji (c) — ve **tarihi** (12) de okurlar.","t01-19-3":"Dolapta **fizik** (15) ile **kimya** (16) aletleri durur.","t01-19-4":"Dolabın üstünde şunlar var: bir **küre** (14) , bir **koni** ve bir **yerküre** (13) .","t01-19-5":"Tabloların üstünde, dünyanın beş parçasını gösteren bir **harita** asılı: **Avrupa** (e) , **Asya** (g) , **Afrika** (f) , **Amerika** ( a b ) ve **Okyanusya** (h) , bir de iki büyük okyanus, **Büyük Okyanus** (c) ile **Atlas Okyanusu** (d) .","t02-apar-1":"TABLO No 2 İnsan vücudu. — Teneffüs. — Oyunlar.","t02-tit-0":"İnsan vücudu. *(Basit bir doğa bilgisi dersi.)*","t02-01-1":"1. — İnsan vücudunun başlıca bölümleri şunlar: **baş**, **gövde** ve **uzuvlar**.","t02-tit-1":"Baş.","t02-02-1":"2. — Başın iki bölümü var: içinde **beynin** bulunduğu ve **saçların** örttüğü **kafatası**, bir de **yüz**.","t02-03-1":"3. — Resmimizde ne kafatası görünür ne beyin; ama yüzün başlıca bölümlerini çok açık seçik görüyoruz.","t02-04-1":"4. — Önce şu **alın** var; güçlü bir zekâyı ve durmadan işleyen bir kafayı belli eder. **Şakaklar** çok açık. **Göz** canlı ve ardına kadar açık. Sık bir **kaş** ile uzun **kirpikler** onu korur.","t02-05-1":"5. — Burada **burun** ile **burun delikleri** de var. Burunla koklar ve soluk alırız. Burnun iki yanında **yanaklar**, onların ötesinde de **kulaklar** bulunur. Yüzün alt bölümü **ağız** ile **çeneden** oluşur.","t02-06-1":"6. — Onları iyi göremiyoruz, çünkü **bıyık** ile **sakal** onları gizler. Ama biliriz ki ağızda iki **dudak**, **dişleriyle** birlikte **üst çene** ile **alt çene**, bir de **dil** bulunur. Ağızla konuşur ve yeriz. Dille yemeğimizin tadına bakarız.","t02-07-1":"7. — Göz, kulak, burun ve ağız, parmaklarla birlikte, beş duyunun uzuvları: **görme**, **işitme**, **koklama**, **tatma** ve **dokunma**.","t02-08-1":"8. — Böylece baş, insan vücudunun en ilgi çekici bölümlerinden biri.","t02-tit-2":"Gövde.","t02-09-1":"9. — **Boyun** başı gövdeye bağlar. **Boğaz** ile **ense** ona girer.","t02-10-1":"10. — Gövdede de pek çok gerekli organ bulunur. **Göğüste**, soluk aldığımız **akciğerler** ile yaşamın merkezi olan **yürek** var. Yürek atmayı bıraktı mı, canlı ölür.","t02-11-1":"11. — **Kaburgalar** göğsü tutar.","t02-12-1":"12. — Gövdenin öteki bölümleri **böğür**, **sırt**, **omuzlar** ve **karın** (göbek). Uyumak için yan yatar ya da sırtüstü uzanırız, yükü de omuzda taşırız.","t02-13-1":"13. — Karında **mide** ile **bağırsaklar** var. Yemeğimizi sindirmemize yararlar.","t02-tit-3":"Uzuvlar.","t02-14-1":"14. — Dört **uzvumuz** var: iki **kol** ile iki **bacak**. Kollarla nesneleri alır, tutar, kaldırır ve toplarız; bacaklarla ayakta durur, yürür ve koşarız.","t02-15-1":"15. — **Omuz** kolu vücuda bağlar. Çok güçlü bir **kas**, iki başlı kas, kolu oyna; **dirsek** de onu **ön kola** bağlar. **Bilek**, **parmaklarla** **tırnaklarda** biten **elin** eklemini yapar. Elin üstünde, içinde **kanın** aktığı bir **toplardamar** (bir de atardamar) görüyoruz.","t02-16-1":"16. — Bacağın bölümleri şunlar: **uyluk**, **diz** ile **diz ardı**, **etinin** **deriyle** örtülü olduğu **baldır**, **ayak bileği** ve **ayak**. Bacağın **kemikleri** çok kalın ve çok sağlam. Ayağın ucunda **ayak parmakları** var. Öteki bölümleri **taban** ile **ökçe**.","t02-17-1":"17. — İnsan vücudunun aşağı yukarı bütün açıklaması bu.","t02-17-2":"*Not.* — *« ... m ağrıyor (başım, vb.) » cümlesinin yardımıyla öğretmenler bütün bu sözleri iyi ya da kötü* **beden sağlığı** *bakımından yeniden gözden geçirebilecekler.*","t02-tit-4":"Jimnastik. *(Bir öğrencinin ağzından.)*","t02-18-1":"18. — Esnek, çevik ve sağlıklı olmak için bacaklarımızla kollarımızı kullanmamız gerekir. Bunun için oyun oynar ve **jimnastik** yaparız.","t02-19-1":"19. — Hafta boyunca bu iki alıştırma okulun avlusunda olur (bakınız tablo No 1). Ama perşembe ile pazar günleri koşacak ve eğlenecek yer bulduğumuz büyük bir alana gideriz.","t02-20-1":"20. — Öğretmenlerimiz ile anne babalarımız kimi zaman bize katılır; ama alıştırmaları **jimnastik öğretmeni** (12) yaptırır.","t02-21-1":"21. — Alanda, girişin solunda, **jimnastik aletleri** (1) durur: **merdivene** (2) tırmanırız, **halkalarda** (3) ve **barfikste** (4) baş aşağı sallanırız, **ip merdivenin** (5) ya da **düğümlü ipin** (6) ucuna kollarımızla çıkarız.","t02-22-1":"22. — Bu arada arkadaşlarımız **tahta atın** (7) ya da **paralel barların** (11) üstünden atlar. Kimi **boks** (8) yapar ya da maske ile **flöret** alıp **eskrim** (9) yapar. Kimi de sonunda **dambıl** (10) kaldırır.","t02-tit-5":"Oyunlar.","t02-23-1":"23. — Jimnastik yapanların çevresinde oğlanlarla kızlar türlü türlü **oyun** oynuyor. Kızlar **çemberleriyle** (14) eğleniyor; **ip atlıyorlar** (13) , ya da erkek kardeşleriyle kuzenlerini **kroket** (15) oyununa çağırıyorlar. Karşı taraf çemberden kolayca geçeceğini sandığı anda, tahta **tokmaklarıyla** onun **topunu** uzağa vuruyorlar, ve buna pek seviniyorlar!","t02-24-1":"24. — Oğlanlar daha güçlü oyunları sever. Sevine sevine **dokuz kuka** (16) oynuyorlar; kukaları **gülleyle** (17) temiz deviriyorlar. **Topacı** (18) ile **bilbokeyi** (19) , hatta **kurbağa oyununu** (20) de küçümsemezler. Ama en sevdikleri oyunlar **misket** (21) ile **duvar topudur** (22) , çünkü **limonluğun** (26) duvarı hafif topu sektirmeye tam gelir.","t02-25-1":"25. — Küçük Jan **sırıklarının** (24) üstünde pek becerikli ve dengesini iyi tutuyor. Yanında birkaç arkadaşı aynı limonlukta ve **çitin** arkasında **saklambaç** (25) oynuyor. Kimi **el oyununu** (28) daha çok seviyor, ya da bir **sopadan** ötekine uçup duran **kuşu** (29) .","t02-26-1":"26. — Alanın ortasında iki ağaç var. Bunlardan birinin altında yedi sekiz oğlan **omuz atlaması** (30) (*) oyununu kurmuş. Bu oyun her ülkede bilinmez; ama **keçi atlamasının** ne olduğunu herkes bilir, ki çocuklar şu sırada onu oynamıyor.","t02-tit-6":"Açık hava oyunları.","t02-27-1":"27. — **Körebe** (31) de çok eğlenceli; kızlarla oğlanlar sırayla gözlerini **bağlar** ve yakalanmaya bırakan beceriksizleri yakalarlar.","t02-28-1":"28. — Alanın ortasında, işte biraz kaba olsa da çok fransız bir oyun: **ayı** (32) , ki **uçurtmanın** (33) sakin oyunundan, hatta ingiliz oyunu **tenisten** (34) de, çok daha gürültülü.","t02-29-1":"29. — Bu son oyun büyük öğrencilerin sevinci. Öğretmenlerimiz bile onu seve seve benimser. Çok beceri ile çeviklik ister, ve bana çok hoş gelir. **Salıncağı** (35) kızlara bırakırım.","t02-30-1":"30. — Kolayca tehlikeli olabilen bir başka ingiliz oyunu da hoşuma gitmez.","t02-30-1b":"**Futbolu** (36) demek istiyorum, ki ağabeyimin sevinci. Bana eski oyunumuz **esir almaca** (38) daha hoş gelir, o kadar sağlıklı ve çok daha az sert.","t02-tit-7":"Bisiklet ve top oyunları.","t02-31-1":"31. — Alanın çevresinde **bisiklete** (37) binmek de hoşuma gider.","t02-32-1":"32. — Gelecek yıl **binicilik** (39) öğreneceğim. At sekerek ya da düzgün tırısla giderken, dörtnala engelleri aşarken ne güzel görünür!","t02-33-1":"33. — Yazın **yüzme** (40) öğreniriz. Irmağın duru soğuk suyunda seve seve dalar ve yıkanırız. Kimi zaman sonunda bir kâğıt **balon** (41) uçururuz, ki sıcak havayla dolar dolmaz ağır ağır yükselir.","t02-34-1":"34. — Daha pek çok oyun var, ama onları saya saya hiç bitiremem, ve bu küçük anlatıdan da görünür ki güzel alanımızda perşembeler tatsız olmaktan çok uzak.","t02-34-2":"N. B. — *Öğretmenler her önemli oyunu daha ayrıntılı anlatarak bu bölümü kolayca tamamlayabilecekler.*","t03-apar-1":"TABLO No 3 Çocukluk ve gençlik.","t03-apar-2":"(3 ve 4 numaralı tablolar, dört **aile sahnesinde** **mevsimlerin**, **yaşların**, **ailenin**, **giysilerin** ve **sağlığın** temel sözleri öne çıksın diye düzenlenmiş.)","t03-tit-1":"*Birinci sahne.*","t03-tit-2":"Köyde bir vaftiz.","t03-tit-3":"İlkbahar.","t03-c1-01-1":"1. — **İlkbahardayız**, **mart**, **nisan** ya da **mayıs** ayında, **haftanın** bir gününde — **pazartesi**, **salı** ya da **çarşamba**. Sabahın **saat onu**.","t03-c1-02-1":"2. — **Hava** güzel, **esinti** duru. Güneş parlıyor. Birkaç küçük **bulut** (2) mavi **gökte** (1) yükseliyor.","t03-c1-03-1":"3. — **Ağaçlarda** daha **yaprak** yok denecek kadar az. İnce **kavakta** (3) ve yüksek **çınarda** (17) şimdilik yalnız tomurcuk var.","t03-c1-04-1":"4. — **Kırlangıçlar** (4) dönmüş, ve seve seve cıvıldayarak şu **külahın** (7) çevresinde dönüyorlar, ki o külah **çan kulesinin** (5) ; o kule de köyün **kilisesinin** (6) üstünde yükselir.","t03-tit-4":"Kilise.","t03-c1-05-1":"5. — Bu kilise, büyük **kapısı** (13) ile büyük **saatiyle** (8) , çok yalın. **Küçük ibre** (9) X sayısında: **saatleri** gösterir. **Büyüğü** (10) XII (öğle) üstünde; **dakikaları** gösterir.","t03-c1-06-1":"6. — Kulede **çanlar** (11) sevinçle çalıyor. Çatının ucunda taştan küçük bir **haç** (12) yükselir.","t03-c1-07-1":"7. — Kilisenin yalnız büyük **kapısı** (13) yok, yanda küçük bir kapısı da var. **Papaz** (15) , **cüppesiyle**, **giysilikten** (14) çıkıp **papaz evine** (19) doğru o kapıdan gidiyor.","t03-c1-08-1":"8. — Yanında işte **sütçü kadın** (24) ile **eşeği** (23) . Çocuklara güzel sütünü ulaştırdığı şehirden dönüyor.","t03-tit-5":"Meyve bahçesi.","t03-c1-09-1":"9. — Usta Aliboron (eşek) bu sabah gezisinden çok hoşnut. Yandaki **bahçenin** havasını seve seve içine çekiyor; o havayı **çiçekler** (20) kokutur, ki **meyve ağaçlarını** (18) örterler. O **şeftali ağaçları** (18) ile **kayısı ağaçları** (19) bütün bütün pembe ve beyaz, ve iyi bir ürün umdurur.","t03-c1-10-1":"10. — Bu arada küçük **arılar** (22) , ki **kovandan** (21) gelirler, oraya gidip vızıldayarak tatlı **ballarını** devşiriyor.","t03-c1-11-1":"11. — Ama bu ne oluyor? Köyün çocukları koşarak geliyor ve ürken **ördekleri** (25) dağıtıyor. Bu, kâtibin oğlunun **vaftizinden** sonra kiliseden çıkan alay.","t03-c1-12-1":"12. — Küçük Jak, **beşiğinde** (26) , çanların sevinçli sesiyle uyanıyor, ve alayı görmek isteyen kız kardeşi Madlen, annesine gelip saçını eşikte taramasını ve kendisini giydirmesini söylüyor.","t03-c1-13-1":"13. — Annesi kabul ediyor. **Başörtüsünü** (28) , **korsesini** (29) ve **önlüğünü** (30) giyip kapının önünde küçük bir sandalyeye oturuyor. Madlen’in üstünde yalnız **iç eteği** (31) ile **gömleği** (32) var.","t03-c1-14-1":"14. — Ne kadar sevinçli! Sevdiği çiçekleri unutuyor — **karanfillerini** (34) , ki üstlerine **kelebekler** (35) konar, **lalelerini** (36) , **inci çiçeklerini** (37) , ki **saksılarda** (38) , ve o saksılar **duvarın** (33) üstünde, bir de öyle güzel bir çit yapan **güllerini** (39) . Alaydaki hanımların değerli giysilerine bakıyor.","t03-c1-15-1":"15. — Köyün oğlanları giysilere daha az bakar. **Şeker** (55) ya da **madenî para** (52) almak için öne atılıp itişiyorlar. İçlerinden biri (40) ağlıyor.","t03-c1-16-1":"16. — Bir başkası **köpeğin** (42) pençesini ezmiş; köpek de ciyaklayarak kaçıyor ve **tavuk** (43) ile **civcivlerini** (44) kaçırıyor.","t03-tit-6":"Vaftiz alayı.","t03-c1-17-1":"17. — Alayın önünde **sütnine** (45) yürüyor. Başında uzun kurdeleli güzel bir **başlık** (46) var. **Yeni doğanı** (47) taşıyor, ki baştan aşağı **danteller** (48) içinde sarılı.","t03-c1-18-1":"18. — Sütninenin arkasından **vaftiz babası** (49) ile **vaftiz anası** (53) geliyor. Şeker ile para dağıtıyorlar. Vaftiz babasının elinde **eldivenleri** (51) , başında **silindir şapkası** (50) var. Vaftiz anası elinde güzel bir **buket** (54) tutuyor.","t03-c1-19-1":"19. — Onların arkasında çocuğun **amcasını** (56) ile **yengesini** (58) görüyoruz. Yengenin başında şık bir **şapka** (59) , amcanın üstünde siyah bir **redingot** (57) ile beyaz bir yelek var. Sonra **kuzen** (60) ile **kuzini** (61) geliyor. Kuzin, yeni doğanın **kız kardeşi** (62) küçük Berta’nın elini tutuyor.","t03-c1-20-1":"20. — Berta’nın öteki **erkek kardeşi** (63) arkadan yürüyor. Bir **akrabaya** (64) kolunu vermiş. Ailenin **dostları** (65) onlardan sonra geliyor.","t03-tit-7":"Seyirciler.","t03-c1-21-1":"21. — Alayın yanında işte bir **dilenci** (66) , **koltuk değneğine** (67) dayanmış. Sadaka istiyor.","t03-c1-22-1":"22. — Öte yanda çok **kibar** (68) bir oğlan var. Şapkasını kaldırıp tanıdıklarına **« günaydın »** diyor.","t03-c1-23-1":"23. — Köylüler vaftiz alayının geçişini görmek için evlerinden çıkmış. **Pamuklu takkesini** giymiş bir **köylü** (69) ile yanında bir **köylü kadın** (70) görüyoruz. Sonra bir **yaşlı kadın** (71) , **değneğine** (72) dayanmış. Sonunda **değirmenci** (73) , geniş **keçe şapkasıyla** (74) , ve **takunya** (75) giymiş, çocuğuna yürümeyi öğreten genç bir köylü kadın.","t03-c1-24-1":"24. — Sahne çok canlı.","t03-tit-8":"*İkinci sahne.*","t03-tit-9":"Halk şenliği.","t03-tit-10":"Su sporları ve kayık yarışı.","t03-c2-01-1":"1. — **Yaz** gelmiş. **Haziran** (**Temmuz** veya **Ağustos**) ayının yakıcı güneşi gençleri yıkanmaya ve kayık çekmeye çağırıyor.","t03-c2-02-1":"2. — Irmağın sağ kıyısında kayıkçılar su sporlarına ve yarışa girmek için soyunuyor.","t03-c2-03-1":"3. — İçlerinden biri **potinlerini** (1) çıkarıyor; bağlarını (düğmelerini) çözüyor. İki arkadaşı çoktan hazır. Üstlerinde yalnız **fanilaları** (2) ile **mayoları** (3) var. Arkadaşlarını beklerken konuşuyorlar. Öteki kıyıda kurulan panayır ile şenlikten söz ediyorlar.","t03-c2-04-1":"4. — Yanlarında yerde arkadaşlarının **giysileri** durur: bir **çift** **çizme** (4) , **ayakkabı** (5) , **çorap** (6) , **keçe** (7) ile **hasır** (8) şapka, bir de bir **boyun bağı** (9) .","t03-c2-05-1":"5. — Bir delikanlı **ceketini** (10) özenle katlamış. Onu bir havluya koyuyor; yanındaki biraz sonra o havluya ikisinin de **takımlarını** bağlayacak.","t03-c2-06-1":"6. — Altıncı oğlan geri kalmış. Başında hâlâ **kasketi** (11) var. Ne **gömleğini** (12) çıkarmış, ne **yakasını** (13) , ne de **kolluklarını** (14) . Elinde **yeleğini** (17) tutuyor ve hâlâ **pantolonu** (16) ile **pantolon askıları** (15) üstünde. Gelecek yarışa besbelli hazır olamayacak.","t03-c2-07-1":"7. — Gençlerin yanında **devedikenleriyle** (18) çevrili bir patika ırmağın kıyısına iner; orada yaşlı Jak, **sazların** (19) arasında, akşam atılacak **havai fişekleri** (20) hazırlıyor.","t03-tit-11":"Yarış.","t03-c2-08-1":"8. — Irmakta, şemsiyelerinin gölgesinde, birkaç hanım bir **sandalla** (21) çıkmış. Çok heyecanlı olan yarışı seyrediyorlar. Her **kayıkta** (22) dört **kürekçi** (24) var güçleriyle çekiyor; **dümenci** (26) ise **dümeni** (25) tutup ince kayığa yön veriyor. **Kürekler** (23) suya tempoyla düşüyor, ve hafif kayıklar baş döndürücü bir hızla koşuyor.","t03-c2-09-1":"9. — Birkaç genç, köprünün ayağı yanında, **yağlı direk** (28) ödülünü kazanmaya çalışıyor. İçlerinden biri, eğilip kayan direkte özenle ilerleyerek, ucuna bağlı küçük **bayrağa** (29) varmak istiyor. Talihsiz **rakibi** (30) suya düşmüş. Yüzerek kıyıya dönüyor.","t03-c2-10-1":"10. — Büyük oğlanlar **su cengi** (32) oynuyor, **iskelenin** (33) yanında. Büyük bir **kalabalık** (31) , **köprünün** (27) **korkuluğuna** eğilmiş ve **kıyıda** tıklım tıklım toplanmış, bütün bu oyunları seyrediyor. Ama kimi seyirci dönüp **tırmanma direği** (45) oyununa bakıyor, ya da **ödül dağıtımına** giden **belediye başkanının alayını** süzüyor.","t03-c2-11-1":"11. — En önde işte birkaç **yumurcak** (35) , **bandocuların** (36) önünden koşuyorlar; sonra **belediye başkanı** (37) , yardımcıları ve küçük şehrin **belediye meclisi** geliyor. En arkadan **itfaiyeciler** (38) yürüyor.","t03-tit-12":"Panayır.","t03-c2-12-1":"12. — **Panayır alanında** (39) büyük bir kalabalık var. İnsanlar türlü türlü **çadırları** görmeye geliyor: **atlıkarınca** (40) , **sirk** (41) , ki orada gösteri başlamış bile; **halk balosu** (42) , ki orada şehrin genç oğlanlarıyla kızları **dansın** tadını çıkarıyor.","t03-c2-13-1":"13. — Dipte **arenayı** (44) görüyoruz; orada yiğit ispanyol **boğa güreşçisi** öfkeli **boğayla** (45) dövüşüyor; sonra **salıncaklı tren** (49) ile **atış çadırı** (46) , ki orada insanlar **tüfek** atmayı ve **hedefi** vurmayı deniyor.","t03-c2-14-1":"14. — Hemen yanında işte **panayır tiyatrosu** (47) , ki orada **güldürüler** ile **oyunlar** oynanır. Onun tam yanında **devin** (48) ve **cücenin** çadırı var. Birincisinin **boyu** iki metre on beş; ikincisi bir çocuk kadar bile uzun değil.","t03-c2-15-1":"15. — Sonunda işte büyük **hayvan arabası** (50) , **yabanıl hayvanlarıyla** — **pençeleri** çok güçlü olan **kaplanıyla** (51) , **yelesi** sık olan **aslanıyla** (52) , iki **zürafasıyla** (53) ve **hortumunu** öyle usturuplu kullanan **filiyle** (54) .","t03-c2-16-1":"16. — Bu hayvanları eğiten **terbiyeci** (55) , çadırın kapısında durur.","t04-apar-1":"TABLO No 4 Olgunluk ve yaşlılık.","t04-tit-1":"*Birinci sahne.* Düğün yemeği.","t04-tit-2":"Sonbahar.","t04-c1-01-1":"1. — O gençler artık büyümüş. İçlerinden biri, Jan, evleniyor. **Düğün yemeğindeyiz**, ki damat ile gelinin iki ailesini aynı sofranın çevresinde toplar.","t04-c1-02-1":"2. — **Sonbahardayız**, **eylül** ayında. **Ekim** ile **kasımın** soğuk yeli kırlardan yeşil yapraklarını daha almamış. Akşam havası hafif ve kokulu; bunun için yemek, bahçeye açılan **sundurmanın** (8) altında veriliyor.","t04-c1-03-1":"3. — Uzakta, **tepenin** (3) üstünde Jan’ın anne babasının evi var, yeşilliğe gizlenmiş şık bir **köy evi** (1) ; iyi şarap veren güzel bağlar yamacı örter. Bağcı onlara bakar.","t04-c1-04-1":"4. — Asmaların üstünden bir **keklik** (2) sürüsü uçuyor; **av bekçisinin** (5) yaklaşmasından ürkmüş. Bekçi, koltuğunun altında **tüfeği** ve **omzunda av çantası**, **çalıları** (4) dövüyor, **köpeğiyle** (6) birlikte. Malikâneyi gözetir ve kaçak avcıların avı yok etmesine izin vermez.","t04-c1-05-1":"5. — **Sundurmanın** dışında budanmış bir **asma** tırmanır; ondan ağır **üzüm salkımları** (7) sarkar.","t04-c1-06-1":"6. — **Sofrayı** (16) süsleyen güzel sonbahar çiçekleri **kasımpatılar** (9) ; gelinin **babası** (10) ceketinin iliğine bir tane takmış.","t04-c1-07-1":"7. — Yemek bitmek üzere. **Uşak** (11) tatlı takımlarını getirmeye başlamış ve biraz sonra artık gerekmeyen her şeyi kaldıracak — **kaşıkları** (14) , **çatalları** (12) , **bıçakları** (13) , **servis takımlarını** (15) .","t04-tit-3":"Aile.","t04-c1-08-1":"8. — Herkes sevinçli görünür, ve damadın **annesinin** (17) çocuklarına bakarkenki gülümsemesi, ne kadar mutlu olduğunu belli eder.","t04-c1-09-1":"9. — Bu evlilik yörenin iki varlıklı ailesini birleştirir. Jan, **koca** (18) , büyük bir toprak sahibinin **oğlu**, ve başarılı bir fabrikatörün **damadı** oluyor.","t04-c1-10-1":"10. — **Çift** genç, yine de **nişanları** çoktan olmuştu. **Gelin** (19) , Marta, portakal çiçekleriyle süslü **beyaz giysisi** içinde alımlı görünüyor.","t04-c1-11-1":"11. — **Kayınbabası** (20) böyle iyi bir **gelin** bulduğuna sevinir, ve Jan’ın **kaynanası** (21) **kızını** böyle güzel görüp gülümsüyor.","t04-c1-12-1":"12. — Sofranın ucunda başka **konuklar** (22) oturur: **akrabalar, dostlar, kuzenler**. Bir **baş garson** (23) , kolunda peçetesi, onlara çevik çevik hizmet ediyor.","t04-tit-4":"Dostlar.","t04-c1-13-1":"13. — Sofranın sağ yanında işte bir **genç kadın** (24) , gelinin **arkadaşı**, sonra gelinin **erkek kardeşi**, ki onun **sağdıcı** (25) . **Nedimesiyle** (26) konuşuyor; nedime damadın kız kardeşidir ve bu evlilikle Marta’nın **görümcesi** oluyor. Alımlı bir genç kadın. Güzel **takıları** var, bir **inci gerdanlık** ile altından bir **bilezik**.","t04-c1-14-1":"14. — Yanlarında ayağa kalkıp kadehini kaldıran bay, ailenin bir **dostu** (27) . **Damadın tanıklarından** biri. **Kutluyor**, yeni evlilere **sağlık** diliyor ve onlara uzun bir mutluluk temenni ediyor. Baştan aşağı şık: redingot ile **rugan iskarpinler** (28) . **Büyükanneyi** (29) de getirmiş, ki **dul**.","t04-c1-15-1":"15. — İnce siyah bıyıklı, **redingotlu** (31) şu delikanlı, Jan’ın **eniştesi** (30) . Saygın bir mühendis. Çok şık bir **genç kadının** (33) yanında oturur; o kadın Marta’nın **ablası** ve kuzeninin elini tutup çiçek vermeye ve **« iyi akşamlar »** **demeye** gelen o sevimli küçük kızın annesi. Bu hanımın **küpeleri** çok güzeldir ve **saç tuvaleti** özenli.","t04-c1-16-1":"16. — **Gömleği** (36) ile bol **pantolonu** (37) içinde öyle tuhaf görünen o küçük kuzen, çok acınacak durumda. **Öksüz** (35) . Daha çok küçükken babasını ve annesini yitirdi. Amcası onun **vasisi** (38) , ve o zavallı çocuğu büyütmek için bekâr kalmış. İyi bir adam. Başında az saç vard ve uzağı pek az görür; **kelebek gözlük** takar.","t04-tit-5":"Tatlı.","t04-c1-17-1":"17. — Konukların arkasında, **örtü** serili bir masada, **tatlı** (39) dizili. Büyük bir kâsede işte meyveler: **şeftali** (40) , **armut** (41) , **elma** (42) , **kayısı** (43) ve **üzüm** (44) . Yanlarında **ananas** (45) , güzel bir **pasta** (46) , **likör şişeleri** (48) ile **şampanya** (49) , bir de temiz **tabak** (47) yığınları var.","t04-c1-18-1":"18. — **Sofracıbaşı** (50) eski şaraptan bir **şişeyi** (52) açıyor, **burguyla** (51) . **Mantar** (53) çok güç çıkıyor gibi görünüyor. Bu garsonun kolunda bir **peçete** (54) var.","t04-c1-19-1":"19. — Yemekten sonra baylar sigara odasına geçecek, hanımlar da dans için hazırlanmaya gidecek.","t04-tit-6":"*İkinci sahne.* Büyükbabanın yıldönümü.","t04-tit-7":"Armağan.","t04-c2-01-1":"1. — On yıl geçti. Jan’ın anne babası yaşlanmış, ve üç torunlarını pek severler — iki **torun oğlan** (2) ile bir **torun kız** (3) . Bugün **büyükbabanın yıldönümüdür**, bunun için çocuklar onu kutlamaya gelmiş.","t04-c2-02-1":"2. — Küçük Piyer daha çok küçük; ancak üç yaşında. **Kedinin** (1) kendisine doğru geldiğini görüyor. Onun güzel ipek **tüyünü** ve uzun **kuyruğunu** okşamak istiyor; o düzgün **pençelerin** altında, kendisini tırmalayabilecek keskin tırnaklar olduğu aklına gelmiyor.","t04-c2-03-1":"3. — Elini tutan kız kardeşi Gabriel çok daha ağırbaşlı, ve Marsel, büyük **paltosu** (4) ile deri **kemeri** (5) içinde, tam küçük bir adam gibi durur; gerçi kısa pantolonu **çoraplarını** (6) açıkta bırakır.","t04-c2-04-1":"4. — Babaları kalın kış **paltosunu** (7) giymiş, **kürk yakasıyla** (8) birlikte, ve **cebine** (9) bir atkı koymuş. Karısı **tüylerle** (10) süslü keçe şapkasını, **ceketini** (11) , kürklü **atkısını** (12) ve **manşonunu** (13) giymiş.","t04-c2-05-1":"5. — Hava çok soğuk, çünkü kış gelmiş. **Kar** (19) gün boyu yağmış ve evlerin damları bembeyaz. **Geceyle** birlikte soğuk daha da keskinleşir. Gökte **ay** (17) ile **yıldızlar** (18) parlar ve **karanlığı** yarar.","t04-tit-8":"Hastalık.","t04-c2-06-1":"6. — Şu zavallı **kör** (20) çok talihsiz; **eczanenin** (16) önünde alanı geçiyor ve **fino köpeği** (21) ona yol gösteriyor. **Hizmetçi** (14) Jüstin mutfaktan çok sıcak bir **kâse** (15) **kaynatma** getiriyor, iyice şekerlenmiş.","t04-c2-07-1":"7. — **Büyükanne** (23) , masadan **gözlüğünü** (26) almak isteyerek — o **reçeteyi** (27) okuyabilsin diye, ki **hekim** (25) az önce yazmış — **değneğine** (24) dayanıp sandalyesinden kalkıyor.","t04-c2-08-1":"8. — Sık sık küçük **rahatsızlıkları** olur, **baş dönmesi**, **nezle** ve **diş ağrısı**; bacakları güçsüzdür ve gözleri artık iyi değil. Yine de kendisine hep bir **şurup** (28) yazmak isteyen yaşlı **hekimiyle** takılmaktan hoşlanır. Bugün genç ailesini çevresinde bulduğu için çok mutlu.","t04-c2-09-1":"9. — İyice kapalı odada sıcaklık var. Mermer **şöminede** (29) **güzel bir ateş** (30) harlıyor, ve daha yeni yakılan **lambanın** (31) yumuşak **ışığında** insanın içi açılır.","t04-tit-9":"Büyükbaba.","t04-c2-10-1":"10. — **Büyükbaba** (33) bile hasta olduğunu, **yel hastalığının** kendisini **koltuğuna** (34) bağladığını, ve daha dün **ateş ile baygınlık** geçirdiğini unutmuş. Geçen kış **zatürree** olduğunu, ve sert, sancılı bir **öksürüğün** kendisini çok üzdüğünü artık anımsamıyor.","t04-c2-10-2":"Güçlükle de iyileşti. Şimdi biraz daha iyi. Ama bir **minderin** (38) üstünde tuttuğu bacağı hâlâ ağrır; o minder de küçük bir **taburenin** (39) üstünde.","t04-c2-11-1":"11. — Sıcak **robdöşambrına** (35) , büyük sedef **düğmeleriyle** (36) birlikte, iyice sarındığı zaman, ve yanında gazete okuyacak o küçük **öksüz kız** (40) bulunduğu zaman, ki beyaz **başlığı**, mavi **giysisi** (42) ve **omuz atkısı** (41) içinde, hiç yakınmaz.","t04-c2-12-1":"12. — Her yıl, **takvim** (43) bir **aralığın** **gününü** yeniden getirdiğinde, **torunlarını** sabırsızlıkla bekler, çünkü onların o önemli **günü** unutmayacaklarını bilir.","t04-c2-13-1":"13. — Duygulanarak, kendisinin de o şanlı devlet **mareşalini** kutlamaya gittiği uzak günleri anımsar; o mareşalin **resmi** (44) duvarda asılı, ve kendisi çocukların **büyük dedesi**.","t05-apar-1":"TABLO No 5 Ev ve yapılışı.","t05-tit-1":"İyi bir karşılaşma.","t05-01-1":"Jan. — Amca, bir **evin** nasıl yapıldığını çok bilmek isterim.","t05-01-2":"Amca (80) . — Kolay, oğlum; benimle gel de sana Bay Bernar’ın (79) yaptırdığı ve benim oturmaya gideceğim evi göstereyim.","t05-01-3":"Jan. — Peki bu evin **planını** (76) kim çizdi?","t05-01-4":"Amca. — **Mimar** (75) ; çok temiz bir çizim yaptı, o da kabul edildi, ve **müteahhit** (77) işe başladı.","t05-01-5":"Jan. — Peki müteahhit kim?","t05-01-6":"Amca. — Bay Löblan, arkadaşın Jak’ın babası. Mimar Bay Ru ile birlikte işçilere yol gösterir.","t05-01-7":"Bak! Bay Löblan tam zamanında geliyor, **metresiyle** (78) , Bay Ru da planıyla.","t05-01-8":"Günaydın efendim. Nasılsınız?","t05-01-9":"Bay Ru. — Çok iyiyim, teşekkür ederim. Günaydın Jan; oğlan ne kadar büyümüş!","t05-01-10":"Amca. — Gerçekten, tam küçük bir adam oldu. Çok ağırbaşlı; gördüğü her şeyi ona açıklamak gerekir. Bugün bir evin nasıl yapıldığını öğrenmek istiyor.","t05-tit-2":"İşçiler.","t05-01-11":"Bay Löblan. — Öyleyse benimle gel, küçük dostum, sana hemen anlatayım, çünkü öğrenmek isteyen çocuklardan çok hoşlanırım.","t05-01-12":"Elinde **küreği** (82) olan şu işçiyi görüyor musun: o **kazıcı** (81) . Su borusunu döşemek için bir **hendek** (46) kazıyor. Duvarcının dört **duvarı** kaldırabilmesi için evin durduğu toprağı da o kazmıştı. O duvarların toprak içinde kalan bölümüne **temel** (2) denir. Temelin çevirdiği yer **bodrumu** (3) yapar. Bu bodrumda **havalandırma penceresi** (5) denen küçük bir pencere, bir **kapı** (4) ve bir merdiven var.","t05-01-13":"**Duvarcı** (108) duvarları kaldıra kaldıra çıktı, **kapılara** (8) ve **pencerelere** (17) yer bırakarak.","t05-01-14":"Jan. — Ama ben bu duvarcıyı hiç göremiyorum!","t05-01-15":"Bay Löblan. — Onun evdeki işi artık bitmiş. Şurada **ahırın** (54) yanında, **iskelesine** (110) çıkmış, **çamaşırhanenin** (56) duvarını örüyor.","t05-01-16":"Yanında bir mala, bir tekne ve bir **çekül** (109) var. Ama bu adları aklında tutamazsın.","t05-01-17":"Jan. — Neden tutamayayım, amcamdan küçük bir mala ile bir tekne isteyeceğim, çeküle gelince onu bir sicim parçasıyla kendim yaparım.","t05-tit-3":"Gereçler.","t05-01-18":"Amca. — Aferin, çok güzel. Ama söyle bakalım Jan, bir ev yapmak için ne gerekir?","t05-01-19":"Jan. — **Yontma taş** (59) ile **harç** (65) gerekir.","t05-01-20":"Amca. — Doğru. Şu büyük şapkalı adama bak, **arabasının** (136) üstünde. O **arabacı** (135) . Her gün buraya **taş blokları** (60) getirir. Arabasını avluda boşal, ve **taşçılar** (83) blokları yontar ve **taş testereleriyle** (85) keser. Bir **işçi** (146) onları duvarcıya ulaştırır, o da yerlerine otur.","t05-01-21":"Bu arada **harççı** (87) harcı hazırlar. Ona **kum** (62) , **kireç** (63) ve su (64) gerekir. Kireç yanında bir **çuval** (71) içinde; bir **duvarcı yardımcısı** (111) ona **el arabasıyla** (112) kum getirir, ve **çırak** (113) tulumbadadır (58) . Bir **kova** (114) dolduruyor. Harç birazdan hazır olacak. **Harç taşıyıcısı** (107) onu alıp merdivenden iskeleye çıkarır; orada bir duvarcı evin o kanadını bitiriyor.","t05-01-22":"Şimdi söyle, **çatıyı** (31) yapan işçiye ne denir?","t05-01-23":"Jan. — O **çatıcı** (118) .","t05-tit-4":"Evin çatısı.","t05-01-24":"Bay Löblan. — Evet, ama önce **dülger** (115) gelir.","t05-01-25":"Dülger **çatı iskeletini** (35) yapar. **Kirişleri** (37) **takozlarla** (117) birleştirir. Yukarıdaki, geniş kadife pantolonlu o işçiler dülger. Biri küçük bir kirişi tutuyor, öteki de **baltasıyla** (116) bir takoz yontuyor. **Bacanın** (41) yanındaki çatıcı. **Merteklere** (*) çıtaları çakar, çıtalara da **arduvazları** (66) . Kimi zaman kiremit döşer.","t05-01-26":"Ahırın çatısı **kiremitten** (55) , evinki **arduvazdan** (32) , verandanınki de **çinkodan** (24) .","t05-01-27":"Jan. — Çinko çatıları da çatıcı mı yapar?","t05-01-28":"Bay Löblan. — Hayır, o **çinkocunun** (121) ya da **tesisatçının** işidir — evin çatısına bir **çatı penceresi** (38) oturtan da odur. **Çatı oluklarını** (43) ve **iniş borularını** (42) da o takar. Çinko ile tenekeyi lehimler. **Yıldırımsavarı** (40) ile **rüzgârgülünü** (39) **mahyaya** (36) çakan da odur.","t05-01-29":"Jan. — Demek ev bitti?","t05-tit-5":"Aletler.","t05-01-30":"Bay Löblan. — Bitmedi. **Sıvacı** (99) **tuğlayla** (61) evi ayrı ayrı odalara bölen duvarları yapar. **Sıvayı** (70) **tavanlara** (26) ve duvarlara çeker. Şu sırada **verandanın** (33) tavanında çalışıyor. Duvarcı gibi onun da bir **malası** (100) ile bir **teknesi** (101) var.","t05-01-31":"Sonra dülger kapıları, pencereleri, **ahşap döşemeleri** (16) ve **panjurları** (19) yapar.","t05-01-32":"Şu sırada avluda **tezgâhının** (90) başında çalışıyor. Bir **testeresi** (94) var, **tahtayı** (69) kesmek için, bir **rendesi** (91) , bir **mengenesi** (92) , bir **keskisi** (94 *bis*) , bir **pergeli** (95) ve tahtadan bir **tokmağı** (95 *bis*) .","t05-01-33":"Jan. — Vay, öyleyse dülger olmak duvarcı olmaktan da eğlenceli. Amca, bana bir tezgâh, bir testere ve bir rende alır mısınız? Medor’a bir ev yaparım.","t05-01-34":"Amca. — Olur oğlum.","t05-01-35":"Jan. — Ne sevindim! Peki sokak kapısının yanında duran şu adam kim?","t05-tit-6":"Boyama.","t05-01-36":"Bay Löblan. — O **boyacı** (102) . Merdiveninin üstünde durur, bir kap **boya** (103) ile **fırçasını** (104) tutarak. Daha uzun dayansın diye sokak kapısının tahtasını boyuyor.","t05-01-37":"Odalardaki duvar kâğıdını da o yapıştırır.","t05-01-38":"**Döşemeci** (107) , **merdivene** (106) çıkmış **balkonda** (28) , bir **perde** (29) takıyor.","t05-01-39":"Büyük pencerenin yanında duran işçi **camcı** (96) . **Camları** (18) **macunla** (73) tutturur. Bodrumun kapısı yanında diz çökmüş öteki işçi **çilingir** (97) . Bir **kilit** (6) takıyor. **Eğesi** (98) yanında durur.","t05-01-40":"Jan. — **Çekiciyle** (84) bir demir parçasına vuran adam da mı çilingir?","t05-01-41":"Bay Löblan. — Doğrusunu söylemek gerekirse o **demirci** (125) . **Demir işlerini** (67) dövüyor, **elektrikçi** (124) için, ki **araba barakasının** (51) çatısında. Bir **ocağı** (126) , bir **örsü** (127) ve bir **kerpeteni** (128) var.","t05-01-42":"Elektrikçi telefonun **bakır telini** (44) bağlıyor.","t05-tit-7":"Bahçıvanlık.","t05-01-43":"Amca. — **Avlunun** (45) dibinde, **parmaklık** (47) ile **araba kapısı** (48) yanında, **bahçıvanı** (129) görüyorsun. Küçük **bahçeyi** (49) hazırlıyor. **Beliyle** (131) toprağı kazmış, tohum ekiyor ve **tırmıkla** (130) düzlüyor. Sonra **süzgeçli kovasıyla** (132) **tarhları** (50) sulayacak ve bitkiler bitecek.","t05-01-44":"Atı gözetip yemini vermiş olan **seyis** (133) , **faytonu** (52) temizliyor — sünger, bir **el tulumbası** (134) ve bir kova suyla. Sonra onu araba barakasına koyacak ve ağır **sürgüyle** (53) kapıyı kapatacak.","t05-01-45":"Hadi bakalım, artık yetinmişsindir; anlatmak yeter de arttı.","t05-01-46":"Jan. — Evet amca, ama evin içini de görmek isterim.","t05-01-47":"Amca. — O da yarına. Bay Ru sana planı açıklar ve her odanın adını söyler.","t05-tit-8":"Evin iç düzeni.","t05-apar-2":"*(Plana bakınız.)*","t05-01-48":"Mimar. — Gel Jan, sana evin ayrı ayrı bölümlerini göstereyim.","t05-01-49":"Hadi **zemin kata** (7) girelim. İşte **zilin** düğmesi (11) . Üç **basamağı** (14) çıkarız, ki **giriş merdiveninin** (9) , sonra **eşiği** (10) geçeriz, ki **sokak kapısının** (8) , ve işte **merdivenin** (13) altındayız.","t05-01-50":"Jan. — Burası koridor.","t05-01-51":"Mimar. — Hayır, burası **antre** (12) . **Koridor** (a) dipte. Sağda işte **salon** (b) ile **yemek odası** (c) ; yemek odasının karşısında **mutfak** (d) ile **kiler** (e) ; sonra ön yana doğru **çalışma odası** (f) . **Veranda** (23) , **camlı kapısıyla** (25) birlikte, salonun yanında.","t05-01-52":"Şimdi merdiveni çıkacağız. **Tırabzana** (15) tutun ve basamakları say. On dört tane. İşte **sahanlık** (m) : birinci **kattayız** (27) .","t05-tit-9":"Birinci kat.","t05-01-53":"Merdivenin karşısında **helâ** (20) ile **giyinme odası** (j) var. Sağda güzel bir **yatak odası** (g) , ki iki penceresi evin **cephesine** (1) açılır. Solda **banyo** (1) ile **konuk odası** (i) var, ki içinde büyük bir **niş** (h) bulunur. Yatak odasının yanında **çocuk odası** (k) var. Geniş bir **terasa** (21) açılır. Bu terasın altında bir helâ daha (20) var, ve duvara bitişik işte **çan** (22) , ki yemek için çalınır.","t05-01-54":"Jan. — Hadi **ikinci kata** çıkalım.","t05-01-55":"Mimar. — İkinci kat yok. Çatının altında yalnız **tavan araları** (33) ile depo (34) var. Turumuz bitti, artık inebiliriz.","t05-01-56":"Jan. — Teşekkür ederim efendim, çok ilgi çekiciydi. Gördüğüm her şeyi babama anlatacağım.","t06-apar-1":"TABLO No 6 Evin içi, mobilya, yemek, aydınlatma.","t06-apar-2":"Ev bitmiş. Jan’ın amcası, düzenini bildiğimiz yeni evine yerleşmiş. Şimdi onu nasıl döşediğine bakalım. Önce şunu göreceğiz:","t06-tit-1":"Yatak odası.","t06-c1-01-1":"1. — Biraz vakitsiz geldik, çünkü hizmetçi **odayı** temizlemekle uğraşıyor.","t06-c1-02-1":"2. — **Lavabo masasının** (1) üstünde yıkanmaya, taranmaya ve hazırlanmaya yarayan şeyler şurada burada durur. Şunlar: **leğen** (2) ile **su ibriği** (3) , **saç fırçası** (4) , **tarak** (5) , **sabun** (6) ile **sünger** (7) , ve sonunda ağız çalkalama suyunun küçük bir **şişesi** (8) .","t06-c1-03-1":"3. — Yerde, masanın önünde, işte kirli suyun **kovası** (9) .","t06-c1-04-1":"4. — **Dış odada** (10) birkaç **askı** (13) ile iki **şemsiye** (11) görüyoruz, ki **şemsiyelikte** (12) durur.","t06-c1-05-1":"5. — Kapının öte yanında **aynalı dolap** (14) durur; içinde **giysiler** (15) saklanır.","t06-c1-06-1":"6. — **Hizmetçi** (16) **yatağı** (17) yapıyor; bu vesileyle ayrı ayrı bölümlerini görelim. **Karyolanın** (20) üstünde iyi bir **yaylı şilte** (21) var; Jüstin birazdan onun üstüne yün **döşeği** (22) serecek. Sonra sandalyelerden iki **çarşaf** (23) ile **battaniyeyi** (24) alacak. Sonra yatağın başucuna **uzun yastığı** (25) ile **yastığı** (26) koyacak, ki şimdi **yorganla** (27) birlikte **yatak önü kilimi** (32) üstünde durur. **Perdelere** (19) ve **gölgeliğe** (18) tüylü süpürgeyi gezdirir, ve iş yarılanır.","t06-c1-07-1":"7. — Sonra **komodini** (28) biraz derleyip toplaması, **çalar saati** (29) kurması, **gece lambasını** (30) hazırlaması, ve **mumu** (31) alıp şamdanı temizlemesi gerekecek.","t06-tit-2":"Dikiş sepeti ve şömine takımı.","t06-c1-08-1":"8. — **Dikiş sepetinin** (34) de derlenmeye pek ihtiyacı var; **sehpanın** (33) yanında durur. **Nakışı** (35) katlaması, **dikiş masasına** (38) **yüksüğü**, **ipliği** (36) , **iğneleri** (37) ve **makası** (39) koyması, ve masanın kapağını **anahtarla** (40) kilitlemesi gerekecek.","t06-c1-09-1":"9. — Ortada duran **yuvarlak masanın** (41) üstünde Jüstin **sürahinin** (42) suyunu değiştirecek. **Şekerliğe** (43) **şeker** koyacak, **şeker maşasını** (44) temizleyecek ve **elbise fırçasını** (46) kaldıracak.","t06-c1-10-1":"10. — Odanın sağ yanı ona daha az iş verecek, çünkü **gündüz yatağı** (47) ile **minderi** (48) yerlerinde, ve hava soğuk olmadığından **şömine** (49) takımında hiçbir şey oynatılmamış. **Kürek** (50) , **maşa** (51) , **odun ayakları** (55) ile **kül perdesi** (56) temiz; **ateş perdesi** (54) oynatılmamış ve **odun sandığı** (52) **çıralarla** (53) dolu.","t06-c1-11-1":"11. — Daha **şömine saatini** (57) , **şamdanları** (58) ve **süs tabaklarını** (59) silkelemesi, sonra da **aynayı** (60) silmesi gerekecek.","t06-c1-12-1":"12. — Çocuğun **beşiğine** (61) gelince (o babo (*) ), o çoktan hazır.","t06-tit-3":"Salon.","t06-c2-01-1":"1. — Şimdi işte salon. Çok güzel bir **oda**. Sağ köşedeki şömine ince bir **heykelcik** (1) ile iki güzel **vazoyla** (3) süslü, ve kadifeden bir **saçakla** (2) (*) örtülü.","t06-c2-02-1":"2. — Şöminenin kıvılcımları halıyı tutuşturmasın diye, önüne bakırdan bir **ateş parmaklığı** (4) konmuş.","t06-c2-03-1":"3. — Yanında şık bir **yazı masası** (5) açık durur. **Ev sahibesi** (23) mektuplarını burada yazar.","t06-c2-04-1":"4. — Pencerede **tül perdeler** (6) var, ki **kordonlar** (8) onları bağlı tutar, ve o kordonlar **çengellere** (7) takılı; üstlerinde de kalın kumaş perdeler, ki üstlerinde bir **saçak pervazı** (9) var.","t06-c2-05-1":"5. — Pencerenin oyuğunda, bir **saksılıkta** (11) yeşil bir **bitki** (10) var, görkemli bir palmiye, ki yaprakları **gaz lambasına** (12) neredeyse erişir.","t06-c2-06-1":"6. — **Abajuru** (13) Marya yapmış, o alımlı **genç kız** (14) , ki **piyanonun** (15) başında oturur. **Taburede** (16) dimdik oturmuş bir parça çalışıyor. Çok beceriklidir ve çok düzenli, ki **nota dolabından** (17) anlaşılır: içinde tam bir düzen var.","t06-tit-4":"Yaramaz.","t06-c2-07-1":"7. — Erkek kardeşi Pol bir **kitap** (19) arıyor, **kitaplıkta** (18) . Yerinde duramayan ve hiç gemlenmeyen bir **oğlan** (20) . Çok yükseğe konmuş kitaba erişmek için kitaplığa asılıyor ve üstünde duran **heykeli** (21) düşürme tehlikesine giriyor.","t06-c2-08-1":"8. — Bu yaramazlığı yapmak için annesinin bir arkadaşıyla konuşmasından yararlanıyor; o arkadaş, birkaç gün kendileriyle geçirmeye gelmiş bir **hanım** (22) . Anne **kanepede** (24) oturur, **koltuğun** (25) yanında, arkadaşı da bir **sandalyede** (27) , ki yalnız **arkalığını** (26) görüyoruz.","t06-c2-09-1":"9. — Duvara asılı büyük **çerçevede** (30) bir akrabanın **portresi** (29) var. Masada duran **albümde** (32) ailenin geri kalanının **fotoğrafları** (33) toplanmış. Çocuklar biraz önce onu karıştırıyordu, çünkü **sandalyeler** (31) hâlâ masanın çevresinde toplu durur.","t06-c2-10-1":"10. — Porselenden **çin vazosunu** (34) , ki **kâğıt bıçağının** (35) yanında durur, Marya ad gününde almıştı, ve odanın köşesini dolduran **katlanır perdeyi** (36) amcası Çin’den getirmişti.","t06-c2-11-1":"11. — Güzel **tablolarla** (37) pırıl pırıl, ki **duvara** (42) asılı, tavandaki **avizeyle** (38) aydınlık, ki **elektrik lambaları** (39) akşamları öyle sevinçli parlar, bu salon çok hoş görünür. Döşemeye serili yumuşak **halı** (40) ile öyle işe yarayan **elektrik zili** (41) onu büsbütün rahat kılar.","t06-tit-5":"Yemek odası.","t06-c3-01-1":"1. — Yemek çanı çalmış. Marya dışında bütün aile sofranın çevresinde toplanmış. Yemek odası iyi bir toprak **sobayla** (1) hoş bir biçimde ısınmış, ki **borusu** (2) ince.","t06-c3-02-1":"2. — Bu odada eşya çok değil. Duvar boyunca, **sehpanın** (4) üstünde, süslü küçük bir **çeşme** (3) asılı. Yanında **büfe** (5) var; üstüne soğuk yemekler, tatlılar ve şu sırada gerekmeyen takımlar konur.","t06-c3-03-1":"3. — Nitekim üst gözde bir **kızarmış tavuk** (7) görüyoruz, bir **balık** (8) ve bir **kâse** (10) **meyve** (9) . Altta **peynir** (11) , **ekmek** (12) ve **yağ ile sirke takımı** (13) var; içinde salatayı donatacak her şey durur: yağ, sirke, **tuz** (14) ve **biber** (15) . Sonunda en alt gözde bir **pasta** (17) var, **hardal kabının** (16) yanında.","t06-c3-04-1":"4. — Yemek odasının saati, ki ona **duvar saati** (20) denir, çok tuhaf biçimli. Tahtadan bir çerçeveye oturtulmuş; o çerçevede bir **barometre** (19) ile bir **termometre** (18) de var.","t06-tit-6":"Yemeğin verilişi.","t06-c3-05-1":"5. — Odanın çevresinde duvarlara cilalı meşeden bir **tahta lambri** (21) çakılmış. Kumaştan bir **kapı perdesi** (22) verandaya giden kapıyı iyice örter. Yemekten sonra aile kahvesini orada içmeye gidecek. **Fincanlar** (24) ile **tabaklar** (25) **porselen dolabının** (23) üstüne şimdiden dizilmiş.","t06-c3-06-1":"6. — Sofranın üstünde tavandan bir **asma lamba** (26) sarkar; çok güçlü ışığı akşamları bütün yemek odasını doldurur.","t06-c3-07-1":"7. — Şimdi **yemek sofrasının** (27) kendisine bakalım. Aile geldiğinde sofra kurulmuştu. **Örtünün** (28) üstünde her yiyenin yerinde bir **tabak** (33) , bir **peçete** (29) , bir **kaşık** (34) , bir **çatal** (35) , bir **bıçak** (36) ve bir **bardak** (32) duruyordu. Şarap **şişeleri** (30) ile bir **su sürahisi** (31) de vardı.","t06-c3-08-1":"8. — **Uşak** (39) önce **çorba kâsesini** (37) getirdi, ki içinde hâlâ biraz çorba tütüyor. Şimdi ilk **yemeği** (38) veriyor, etten olanı. Sonra adlarını saydığımız yemekleri getirecek; ve sonunda, **tatlıdan** sonra, efendilerin verandaya geçmiş olmasından yararlanıp sofrayı boşaltacak ve yemek odasını yeniden düzeltecek.","t06-c3-08-2":"*Not.* — *Yemeğe bağlı günlük sözler burada ancak kabaca verilmiş. Bu liste « otel » (No 13) ile « pazar » (No 15) adlı iki tabloda tamamlanacak.*","t06-tit-7":"Mutfak.","t06-c4-01-1":"1. — Aralık kapıdan göz attığımız mutfakta görünüşü hoş bir dağınıklık buluyoruz. **Ocağın** (1) önünde, ki orada **ateş** (3) çıtırdıyor, **kızartma çevirgeci** (5) kurulmuş. İyi bir **kızartma** (7) **şişin** (6) üstündedir ve pişmek üzere.","t06-c4-02-1":"2. — Az önce kullanılmış olan **körük** (8) ile **kömür küreği** (9) , **odunlarla** (10) birlikte yerde bırakılmış.","t06-c4-03-1":"3. — Şöminenin üst yanı derli: **fener** (11) , **kibritlik** (13) , ki içinde **kibritler** (12) var, **şamdan** (14) ve **el şamdanı** (15) , **mumuyla** (16) birlikte — hepsi yerinde. Ama büyük **kömür sepeti** (18) , **kömürle** (17) dolu, ki **aşçı kadın** (23) az önce bodrumdan getirmiş, mutfağın tam ortasında kalıvermiş.","t06-c4-04-1":"4. — Doğrusu, öğle yemeğini vaktinde hazırlayacaksa zavallının acele etmesi gerek. Şu sırada **pişirme ocağının** (19) üstünde bir **sos** (24) karıştırıyor, yanmasın diye.","t06-c4-05-1":"5. — **Fırında** (20) bir pasta pişiyor, ki çocukların akşam çayı için yapmış. Ocağın üstünde **kepçe** (21) ile **kevgir** (22) asılı.","t06-tit-8":"Mutfak takımları.","t06-c4-06-1":"6. — Odanın arkasında asılı **kap kacak takımı** (25) çok temiz. Bakırdan güzel **tencereler** (26) , **süt güğümü** (27) , **süzgeç** (28) ve **rende** (29) özenle ovulmuş.","t06-c4-07-1":"7. — **Tuzluk** (30) küçük dolabın üstünde **çaydanlık** (31) ile **büyük yağ şişesinin** (32) yanında durur. **Çekmecede** (33) herhâlde kaşık çatal ile mutfak bıçakları durur.","t06-c4-08-1":"8. — **Süpürge** (34) ile **tüylü süpürge** (35) bir köşede. Aşçı kadın az önce **kütüğü** (36) kullanmış; onu pencerenin yanında bırakmış.","t06-c4-09-1":"9. — Bir **el havlusu** (37) duvarda asılı, **huninin** (38) yanında. Mutfağın bu yanında **şiş ızgarası** (39) , **satır** (40) ve **kesme tahtası** (41) durur. Sonra satırın üstünde, bir **rafta** (42) , **çömlekler** (43) , **güveç** (44) **kapağıyla** (45) birlikte, ve **kazan** (46) var. **Kızartma tavası** (47) yanı başında asılı.","t06-c4-10-1":"10. — Bu köşede yalnız bakırdan **musluk** (48) parıldar. **Eviye** (49) , ki üstünde büyük **testi** (50) durur, küçük dolabıyla birlikte çok işe yarayacak; orada **sirke fıçısı** (51) , **musluğuyla** (52) birlikte, **çöp sandığı** (53) ve **kirli kaplar** (54) durur.","t06-tit-9":"Mutfakta duran başka şeyler.","t06-c4-11-1":"11. — Şu büyük **tekne** (55) , ki içinde **sebzeler** (58) yıkanır, ve dökme demirden **kazan** (56) , ki **tuğla döşemenin** (57) üstünde durur, herhâlde o dolabın.","t06-c4-12-1":"12. — Aşçı kadının ocağı eksik değil, çünkü işte masanın köşesinde bir **gaz ocağı** (59) , üstünde küçük bir tencerede su ısınıyor. Ondan çıkan **buhar** (60) kaynamakta olduğunu gösterir. Bu su herhâlde kahve için, çünkü masanın öteki ucunda işte **kahve kabı** (64) ile **kahve değirmeni** (63) .","t06-c4-13-1":"13. — Gaz ocağı **gaz musluğuna** (62) bağlı, uzun bir **lastik boru** (61) aracılığıyla.","t06-c4-14-1":"14. — Aşçı kadına yardıma gelen **gündelikçi** (66) , akşam yemeğinin sebzelerini hazırlıyor. Soyup yıkadıktan sonra, pişirme vakti gelene dek onları **kaba** (65) koyacak.","t06-tit-10":"BANYO. *(Yıkanma odası.)*","t06-c5-01-1":"1. — Evin başlıca odalarını öğrenmek için geriye bir tek göz atmak kalıyor: banyonun döşenişini görmek. Uzun sürmeyecek, çünkü büyük değil, ve hemen göreceğiz ki **banyo küvetinin** (1) yanında iyi bir **su ısıtıcısı** (2) var, **sabunluk** (3) yıkananın elinin erişeceği yerde, ve **havlulukla** (5) **havluları** (4) kurutmak kolay oluyor.","t06-c5-02-1":"2. — Bu odanın duvarları parlak **fayanslarla** (6) kaplı; bu da bir **duş** (7) koymayı olanaklı kıldı, kullanılırken sıçrayan suların onları bozmasından korkmadan. Ayak yıkamaya yarayan çinkodan küçük bir **leğen** (8) döşenişi tamamlar.","t07-apar-1":"İKİNCİ DİZİ TABLO No 7","t07-tit-1":"*Birinci sahne.*","t07-tit-2":"Kışın köy.","t07-c1-01-1":"1. — Yılbaşı tatilinde babamla birlikte Yeniköy’e gittim; babamın orada görecek birkaç işi olan küçük bir köy.","t07-c1-02-1":"2. — Şehirle o köy arasında işleyen **posta arabasına** (11) bindik; ama hava çok soğuktu, ve böyle rahatsız bir arabada yolculuk hiç de hoş olmadı.","t07-c1-03-1":"3. — Bunun için **arabacının** arabayı alanda *Beyaz Ayı* **hanının** (2) önünde durdurduğunu gördüğümüzde gerçekten sevindik. **Hancı** (4) eşiğinde bizi bekliyordu, sessizce **piposunu** içerek.","t07-c1-03-2":"Bizi içeri çağırdı, ve ocakta çıtırdayan asma ateşinin önüne oturmam için bana iki kez söylemesi gerekmedi. Sonra artık eski **tabelayı** (3) gıcırdatan ve bacadan çıkan **dumanı** (1) kara burgaçlar hâlinde savuran o titreten **poyrazı** hiç düşünmedim.","t07-c1-04-1":"4. — Öğle yemeği vaktiydi. Ve gecikmeden, önümüze konan o yalın ama lezzetli yemeğin hakkını tam verdik (*) .","t07-tit-3":"Birkaç ziyaret.","t07-c1-05-1":"5. — Yemekten sonra sigorta acentesi olan babamla birlikte müşterilerini görmeye gittim. Önce hanın yanında oturan **nalbanta** (5) gittik. Bir ata nal çakmakla uğraşıyordu. Yardımcısının gücüne hayran oldum; nalbant ağır çekiç darbeleriyle **nalı** (6) çakarken, o atın **toynağını** deri önlüğünün üstünde sımsıkı tutuyordu.","t07-c1-06-1":"6. — Sonra köyün **ayakkabı tamircisi** (7) yaşlı Yakup’a gittik. Tabelasında görkemli bir **çizme** çizili olduğu hâlde, eski yıpranmış ayakkabılara yeni pençe vurarak geçiniyordu.","t07-c1-06-2":"Yaşlı adam gülerek dedi ki: « Şehirde “ayakkabıcı” idim ve hiç müşterim yoktu. Burada “tamirciyim” ve iş hiç eksilmiyor. »","t07-c1-07-1":"7. — Bize komşusu **berberden** (8) söz etti, ki bütün müşterileri hoşnutsuz. **Usturaları** hep kertiklidir ve **makası** hiçbir zaman doğru kesmez. Ama köyün tek berberi o olduğundan, insanların ona tıraş olmaktan ve saç kestirmekten başka çaresi yok. Üstelik cimri ve sert.","t07-c1-08-1":"8. — Bereket öteki **komşular** onun gibi değil. Söz gelişi **arabacı** (9) iyi bir adam, çalışkan ve yardımsever. Arabayı ona onarmaya vermek bir zevk. İşi her zaman temiz.","t07-c1-09-1":"9. — Yaşlı Yakup’un **saraçtan** (10) da bir yakınması yoktu, ki işin sıkıştığı zamanlarda ona **koşum takımı** dikmekte yardım eder.","t07-c1-09-2":"Babam ona ailesini sordu. « Hepsi sağ salim. Torunum **okulda** (12) . **Öğretmeni** (13) ondan pek hoşnut; iyi bir **öğrenci** (14) . Şu yaramaz oğlum gibi değil; oyundan başka bir şey düşünmüyor. **Baş öğretmen** (15) ona hiçbir şey öğretemiyor. »","t07-tit-4":"Köy haberleri.","t07-c1-10-1":"10. — Sonra yaşlı adam bize köyün haberlerini anlattı. Yeni bir okul yapılacaktı, çünkü **köy konağındaki** çok küçük gelmişti. Bu kolay olurdu, çünkü **değirmencinin** bahçesinin bir bölümünü satın almak yeterdi. Zavallı için bu çok iyi olurdu. Soğuklar bastıralı, **değirmenin** (16) **taşları** buğday öğütemedi, çünkü **çark** (17) **buza** (25) saplanmıştı, ki **derenindi** (23) .","t07-c1-11-1":"11. — « Yapı demişken — yeni **kilisemizi** (18) gördünüz mü? Kar örtüsünün altında çok görünüşlü durur. **Kargalar** (19) , ki eski çan kulelerini artık tanımıyorlar, üzgün üzgün **mezarlığın** (20) büyük ağacına konup duruyorlar. »","t07-c1-12-1":"12. — Mezarlığın adı geçince tamirci, babamın tanıdığı ve geçen yıl göçüp gitmiş kimseleri anımsadı. « Ne çok **mezar** (21) , sevgili beyefendi, **servilerin** (22) altında eklendi! Ölüm yaşlı kâtibimizi aldı. Bütün köy **cenazesindeydi**. »","t07-c1-13-1":"13. — « İşte onun ardılı, derede buz üstünde kayıyor. Biraz önce gelmişti ki kopan **buz patenlerinin** (26) bağını ekleyeyim. »","t07-c1-14-1":"14. — « Ve işte, derenin kıyısında, yeni **köy bekçisi** (27) . Eski bir askerdir ve köyün yaramaz oğlanlarının belası. **Kayışı** (29) ile **püsküllü kepi** (28) görünür görünmez kaçışırlar. »","t07-c1-15-1":"15. — « Vay! İşte yaşlı Yusuf, fırıncıya **odun demeti arabasını** (30) getiriyor. — Doğru, dedi babam, **katır** (31) çiftini tanıyorum. Onunla konuşacak bir işim var, tam fırsat. Hoşça kal, yaşlı Yakup. »","t07-c1-16-1":"16. — Tam çıkıyorduk ki köyün çocukları okuldan salınıp **buz kaydırağına** (33) üşüştüler, **düşüp** (34) kollarını bacaklarını kırma tehlikesiyle. İçlerinden biri arabacıdan **kızağını** (32) getirdi, üstüne arkadaşlarından birini oturttu, ve koşmaya başladı.","t07-c1-17-1":"17. — Ötekiler bir **kar yığınına** (37) atıldılar, ki **köprünün** (40) yanındaydı, ve dün yaptıkları **kardan adama** (39) vurmaya koyuldular; ona bir şapka, bir pipo ve omzuna asılı bir çanta vermişlerdi.","t07-c1-18-1":"18. — Buzlu yeli ve soğuğu umursamıyorlardı. Çoğunun bir **atkısı** (35) bile yoktu, ve **kar topu** (38) savaşından sonra ısınmak için bir avuç sıcacık **kestane** (42) onlara yetiyordu; onu da yaşlı Jaklin **satıcı kadından** alıyorlardı, ki çok ince **şalı** (43) içinde soğuktan titrer durur.","t07-tit-5":"*İkinci sahne.*","t07-tit-6":"İlkbaharda çiftlik evi.","t07-c2-01-1":"1. — Kışın bütün tatlarına karşın **ilkbaharın** dönüşünü derin bir sevinçle karşılarız.","t07-c2-01-2":"Mayıs ayında akşamüstü çiftliğin avlusu ne coşkulu bir tablo yapar!","t07-c2-02-1":"2. — Ufukta **güneş** (1) ağır ağır batıyor, ve **kırları** (3) kızıl **ışınlarıyla** (2) dolduruyor. Çalışkan **çiftçi** (6) **tarlasını** (4) sürmeye acele ediyor.","t07-c2-02-2":"**Sabanıyla** (5) , ki güçlü bir **at** (7) çeker, **karıkları** (8) çiziyor; **ekici** (9) onlara avuç avuç o **tohumu** serpecek, ki ondan altın başaklar çıkacak.","t07-c2-03-1":"3. — Tırpanlarıyla **ot biçenler** (11) çayırın otunu biçmiş, kurutucular **kuru otu** (10) **tırmıklarla** (12) ve dirgenlerle altüst edip kurutmuş, ve şimdi dönüyorlar.","t07-c2-03-2":"Kimi öküzlerin çektiği ağır arabanın önünde yürüyor, omzunda aletiyle. Ötekiler, daha tembel, kokulu kuru otun üstüne rahatça serilmiş.","t07-c2-04-1":"4. — Geçerken **bahçıvanı** (16) dostça selamlıyorlar, ki **bahçede** (13) uğraşır, **meyve ağaçlarını** budar ve **armut ağaçlarına** (14) aşı yapar. **Erik ağaçları** (15) çiçek yüklü, ve iyi gübrelenmiş **sebze bahçesinde** (17) sebzeler, lahanalar ve salatalar şimdiden güzel oluyor.","t07-c2-04-2":"Alçak duvarın üstünde güzel bir **tavus kuşu** (18) görkemli tüylerini göstermek için kuyruğunu açıyor.","t07-tit-7":"Çiftliğin avlusu.","t07-c2-05-1":"5. — **Ahırın** (19) kapıları açık, ve yemlik ile **yataklık saman** (23) görünür, ki **kısrağın** (21) ; kısrağı **seyis** (20) az önce çözmüş. **Tay** (22) , uzun bacakları üstünde öyle tuhaf, sıçraya sıçraya annesinin ardından gidiyor.","t07-c2-06-1":"6. — **Kuyunun** (29) yanında **inekler** (25) tahtadan **yalaktan** (26) su içmeye gidiyor, ki onların çeşmesi. **Buzağı** (24) bu fırsatta sütünü içiyor, ve **öküz** (27) , yemin güzel kokusunu alıp, sevinçle böğürüyor ve güçlü **boynuzlu** (28) başını gururla kaldırıyor.","t07-c2-07-1":"7. — Herkes iş başında. **Hizmetçi kız** (32) kuyunun **ipini** (31) tutuyor. Hayvanları sulamak için bir **kovaya** (30) su çekiyor. **Samanlığın** (33) yanında bir adam dağılmış samanı topluyor, ve **çiftlik evinin** (34) kapısı önünde yaşlı bir **eğirici kadın** (35) , çıkrığı ve **iğiyle**, eski günlerdeki gibi **keten** ya da **kenevir** eğiriyor.","t07-tit-8":"Çiftliğin sahibi.","t07-c2-08-1":"8. — **Çiftliğin sahibi** (36) bütün bu işi yürütür ve adamlarına buyruk verir. Onlara **tapanı** (40) ile **çapayı** (39) örtüp kaldırmalarını söylüyor; onlar da **kulübenin** (38) yanında bırakılmış, ki **köpeğin** (37) .","t07-c2-09-1":"9. — Sesiyle bir **güvercin** (41) ürküyor, ki tam hızla **güvercinliğe** (42) uçuyor, ve **tavuklar** (43) da, ki telaşla **kümese** (44) dönüyor.","t07-c2-10-1":"10. — **Ağılın** (48) önünde, işte yaşlı **çoban** (45) **sürüsünü** (49) döndürüyor. **Değneğini** (46) tutarak, ki solmuş **gömleği** (47) kadar yanından ayrılmaz, ağıla doğru **koçları** (50) , **koyunları** (53) , **kuzuları** (54) , **keçileri** (51) ve **oğlakları** (52) sürüyor. Sadık **köpeği** (55) Argus en arkadan geliyor ve havlayarak geri kalanları öne katıyor.","t07-c2-11-1":"11. — Bütün bu gürültü patırtı o iyi **sağmal ineğin** (56) rahatını bozmaz, ki **çanını** (57) çalıp durur; o inek **ineklerin ahırının** (58) kapısı önünde sağılır.","t07-c2-12-1":"12. — Sanki anlıyor ki sütünü vermesi gerekir, **çiftliğin sahibesi** (60) **yayıkta** (61) **tereyağı** yapabilsin, ya da o güzel **peynirleri** (64) , ki **teknenin** (63) üstündeki tahtada süzülür.","t07-c2-13-1":"13. — Bütün **süthane** (59) çok temiz durur, **çiftlik işçisinin** (65) sayesinde; o da az önce taşıdığı büyük kovada **süt güğümlerini** (62) yıkamış.","t07-tit-9":"Kümes.","t07-c2-14-1":"14. — Ağır takunyalarıyla biraz hantal yürüyor, ve bundan **hindiler** (68) , **ördekler** (66) , **suna ördekleri** (67) ve **kazlar** (69) kaçışıyor; **gagalarını** (70) ardına kadar açıp tedirgin bir gürültü koparıyorlar.","t07-c2-14-2":"Daha kavgacı olan **horoz** (71) , kızıl **ibiğini** (72) kaldırıyor, **kuyruğunun** (73) tüylerini silkeliyor ve çınlayan bir « ü-ürü-üü » salıveriyor.","t07-c2-15-1":"15. — Bir **ana tavuk** (74) **gübre yığınında** (81) eşiniyor, **civcivleriyle** (75) birlikte. **Domuz yavrusu** (78) annesine doğru koşuyor, ağılın yanında gördüğümüz o iri **dişi domuza** (77) doğru.","t07-c2-16-1":"16. — Kafeslerinde **tavşanlar** (79) sahibin kızının kendilerine getirdiği o taze **otu** (80) iştahla yiyorlar. Jeni tavşanlarını çok sever, ve her gün, kümesten taze **yumurtaları** (76) aldıktan sonra, küçük dostlarını görmeye gelir.","t08-apar-1":"TABLO No 8 *Birinci sahne.* Hasat (*) . — Kırların görünüşü.","t08-c1-01-1":"1. — **Yazla** birlikte kırlar bir kez daha görünüşünü değiştirmiş. Karığa emanet edilen tohum sürdü; topraktan küçük yeşil bir bitki çıktı ve başağını verdi. Tane oluştu, sonra oldu, ve şimdi hasadı biçmekten başka bir şey kalmadı.","t08-c1-02-1":"2. — **Kır çiçekleri** açmış. **Peygamber çiçekleri** (1) , **gelincikler** (2) ve **yüksükotları** (3) buğday tarlalarının tekdüze rengine taze **çiçekleriyle** sevinçli bir karşıtlık koyar.","t08-c1-03-1":"3. — Meyve ağaçları yaprak vermiş; meyveler olmuş. Küçük **kiraz ağacı** (4) güzel **kirazlarla** (5) yüklü; çocuklar onları koparır ve iştahla yer.","t08-c1-04-1":"4. — Sürü artık bütün gününü dışarıda geçirebilir.","t08-c1-04-2":"**Kuzular** (6) büyüyüp güzel **koyunlar** (7) ve güzel **koçlar** (8) olmuş, sık yünlü. Üstüne **papatyalar** serpilmiş **otlağın** (9) **otunu** rahatça otluyorlar.","t08-c1-04-3":"Yakında bu hayvanların **yünü** kırkılacak, ki ondan giysilerimizin kumaşı olur.","t08-tit-2":"Çoban.","t08-c1-05-1":"5. — **Çoban** (10) onlara çok dikkat ediyor gibi benzemez. Tek kaygısı ufuktan geçen fırtına, ve **sürü çobanı** (13) , ki **sürahisini** (14) dudaklarına kaldırmış, ondan da kaygısız görünür.","t08-c1-06-1":"6. — Sıcak boğucu; çünkü **köpek** (15) de serinlemeye geliyor; **derenin** (16) taze suyunu yalıyor ve kıyının otları arasına sinmiş zavallı küçük bir **kurbağayı** (17) ürkütüyor. Kurbağa da **nilüferlerin** (18) açtığı o duru suya atlıyor.","t08-c1-07-1":"7. — Bir **kuyruksallayan** (19) o küçük **kaynağın** (20) yanında yıkanıyor; kaynak iki kayanın arasından fışkırır ve **dikenli çalıların** (21) ile **böğürtlen çalılarının** (22) altına gizlenir.","t08-tit-3":"Hasadın biçilmesi.","t08-c1-08-1":"8. — Kır çocukları için buğdayın biçilmesi büyük eğlence vakti. Sevinçli **takla** (24) atarlar **saman yığınlarının** (23) üstünde, **biçicilere** (26) yardım ederler, ve onlar **buğday tarlasını** (27) **oraklarıyla** (25) biçerken, ki **bileği taşında** (30) iyice bilenmiş, çocuklar buğdayı devşirip **demetler** (31) ya da **küçük bağlar** (32) yaparlar.","t08-c1-09-1":"9. — Kimi zaman içlerinden büyüklerine **tırpanla** (12) o **altın sapları** (28) biçmeye izin verilir, ki taneyle dolu ağır **başakları** (29) taşır; küçükler de **hayvanları** (33) gözetirken, ki **çayırda** (34) büyük **ıhlamurun** (35) gölgesinde otlar, **ağlarıyla** (36) güzel **kelebekler** yakalarlar.","t08-c1-09-2":"Kimi de **arabaya** (37) çıkıp, **dirgenle** (38) kaldırılıp kendilerine verilen demetleri dizerler.","t08-c1-10-1":"10. — Bütün **ovada** (39) , ki oradan **tarlakuşları** (41) havalanır, büyük bir hareket var. Herkes hasadın başında. Ama yoksullar yalnız eski aletleri kullanırken — **oraklar, tırpanlar** ve **çekiç** (40) — , varlıklı toprak sahipleri buğdayını ya da **çavdarını** (43) **biçerdöverle** (42) biçtirir. Sonra, demetleri samanlığa taşımadan, orada büyük **yığınlar** (44) kurulur.","t08-c1-11-1":"11. — Sonra bir **harman makinesi** (47) getirilir, ki onu bir **gezer motor** (45) bir **kayış** (46) aracılığıyla çalıştırır; ve böylece tane **samandan** ayrılır, ekildiği tarlanın kendisinde.","t08-tit-4":"Fırtına.","t08-c1-12-1":"12. — Hasat vaktinde çok kez sert **fırtınalar** (53) kopar. Önce uzaktan **gök gürültüsü** duyulur; sert bir **lodos** (54) kalkar ve **ormanın** (49) en büyük ağaçlarını inleterek eğer. Kara **bulutlar** (56) göğe tırmanır; onları **şimşeğin** (55) göz kamaştıran eğri çizgileri yarar. **Yağmur** ve kimi zaman **dolu** düşmeye başlar, ve biçilmeye hazır hasadı yatırır.","t08-c1-13-1":"13. — Çok kez yıldırım bir yapıyı tutuşturur. Söz gelişi geçen yıl **yel değirmeninin** (50) çatısı yanıp kül oldu ve iki **kanadı** (51) paramparça oldu.","t08-c1-14-1":"14. — Birkaç saat sonra dinginlik döner. Ufukta parlak bir **gökkuşağı** (52) görünür, ve doğa bir süre duran o yaşamı yeniden alır. **Kulübelere** (48) sığınmış olan köylüler işe döner ve az önceki zararı onarmaya yürekle koyulur.","t08-tit-5":"*İkinci sahne.*","t08-tit-6":"Av. — Bağ bozumu. — Balık tutma.","t08-c2-01-1":"1. — **Ağustos** sonunda ya da **eylül** ortasında, yöreye göre, av mevsimi açılır. Güneşin ilk ışınları **kertenkeleleri** (2) deliklerinden çıkarmaya kalmaz ki **avcı** (5) **köpekleriyle** (4) yola çıkar.","t08-c2-02-1":"2. — Kalın kumaştan sağlam **av takımını** (9) giymiş, ve deriden **tozlukları**, ki **karakurbağalarının** (1) gizlendiği o ıslak otlarda yürümesini sağlayacak; **tüfeğini** (6) ile **av çantasını** (10) almış, ve yürümüş.","t08-c2-03-1":"3. — Av hevesi onu bağ bozumunun tam kızıştığı bir bağın ortasına getirir. Bağcının çocukları, ki çoğu kez yolun kıyısında keçi güderler, bugün onları canları nerede isterse orada otlatıyorlar, ve yaşlı bir **tekeyi** (3) kazığa bağlayıp — ki özgürlüğünden yararlanıp elbette kaçardı — kendileri de paylarına düşen keyfi sürüyorlar. Biri **üzüm sepetinden** (12) bir salkım alıyor ve **suyunu** (14) bir **tasa** (13) sıkıp şıra (mayalanmamış şarap) yapmakla eğleniyor. Öteki, az önce ördüğü **yaprak tacı** (15) başına koyuyor. Yanlarında arsız **serçeler** (16) üzüm çalmak için cendereye kadar geliyor.","t08-c2-04-1":"4. — Çocuklar eğlenirken adamlar çalışıyor. **Üzüm toplayıcıları** (18) üzümü **sırt sepetleriyle** (17) mahzene taşıyor; bir **fıçıcı** (19) **fıçıları** (20) onarıyor, **tahtaların** (22) ve **kapakların** (21) sağlam olduğuna bakıyor, ve kırık **çemberleri** (23) değiştiriyor. O büyük **tekneleri** (25) de o yapmıştı, ki içlerine mayalansın diye **üzüm** (26) konur.","t08-c2-05-1":"5. — Mayalanma bitince şarap çekilir ve artan **cendereye** (28) konur; büyük **vida** (29) ağır ağır sıkılarak su sıkılır, ki bir **tekneye** (32) akar ve daha da **şarap** (31) verir.","t08-tit-8":"Bira ve elma şarabı.","t08-c2-06-1":"6. — **Mahzenin** (27) duvarına bir **şerbetçi otu** (30) dalı tırmanır. Burada yalnız bir süs bitkisi, ama asmanın pek az yetiştiği kimi ülkelerde **bira** yapmak için şerbetçi otu yetiştirilir.","t08-c2-07-1":"7. — Küçük **elma ağacı** (33) elmalarla yüklü, ki olunca güzel **elma şarabı** olacak. **Kafeslerinde** (34) **kanarya** (35) ile **saka kuşu** (36) özgürce sıçrayıp duran o serçelere kıskançlıkla bakıyor.","t08-c2-08-1":"8. — Göz alabildiğine, tepelerin yamacında, **asma kazıklarının** (40) sıraları dizili, ki **salkımlarla** yüklü görkemli **asma kütüklerini** (39) tutar.","t08-c2-08-2":"Bütün yıl **bağcı** (42) **bağına** (38) bakmak için emek vermiş, ve şimdi iyi bir hasatla ödülünü alır. **Toplayıcı kadınlar** (41) **katırların** (43) çektiği arabanın üstünde duran tekneleri dolduruyor, ve herkes sevinçli.","t08-tit-9":"Balık tutma.","t08-c2-09-1":"9. — Aynı şey **oltacılar** (44) için de doğru; tan ağarır ağarmaz **oltalarıyla** (45) suyun kıyısına yerleşmişler.","t08-c2-09-2":"**Balıklar** (47) **misinalarını** (46) suya atar atmaz iğneyi yutuyor, ve **yemi** değiştirmeye vakit bulamadan misinanın ucunda yeni bir av çırpınıyor.","t08-c2-09-3":"Yine de **ağcı balıkçı** (48) , ki **kayığından** (49) **ırmağın** (50) ortasına ağını atar, çok daha fazlasını tutar.","t08-c2-10-1":"10. — Sonbahar güzel gezinti mevsimi: yaya, **at** (52) üstünde, **bisikletle** (53) , **otomobille** (54) . **Yollar** (51) temizdir ve insanlar son güzel günlerden tam yararlanıyor, çünkü **kırlangıçlar** (56) sıcak ülkelere uçmak için şimdiden damlarda toplanmaya başlamış. Yaşlı **ceviz ağacının** (57) yaprakları sararıyor, **cevizler** düşüyor, ve bir **koruda** (58) duran yüksek **ağaçlar**, ki **yüksek toprakta** (59) bulunur, yakında çıplak kalacak.","t08-c2-11-1":"11. — **Güneş** (60) geç doğuyor, günler kısalıyor, **sabahları** iyice bir serinlik duyuluyor, ve **yaban ördeği** (61) sürüleri şimdiden acımasız iklimimizi bırakıp gidiyor.","t09-apar-1":"TABLO No 9","t09-tit-1":"*Birinci sahne.*","t09-tit-2":"Dağ. — Kaplıca.","t09-c1-01-1":"1. — Bir haftadır Prats’tayım. Pirenelerin şaşırtıcı **dağ sırasının** (1) önünde durunca duyduğum şaşkınlığı anlatamam; onun **doruk çizgisi** (2) mavi gökte kocaman bir saçak gibi belirir.","t09-c1-02-1":"2. — Pirenelerin **tepelerinin** (3) böyle bir **yüksekliğe** erişebileceğini düşünmemiştim, ve o görkemli **buzulları** (5) ile karla örtülü **doruklarını** (4) görünce şaştım kaldım; onlardan öyle korkunç **çığlar** iner.","t09-tit-3":"Dağ görünümü.","t09-c1-03-1":"3. — Geldiğimin ertesi günü Prats’ın yanındaki o eski sönmüş **yanardağa** (6) kadar gittim. **Ağzın** çıplak kıraç kıyısında, yüzyıllar önce **dağ yamacından** (7) akmış olan **lavın** bıraktığı izler hâlâ açıkça görünür. Bir **eğimde** o lavdan birkaç parça bulmayı başardım.","t09-c1-04-1":"4. — Prats sınıra kurulmuş, ve **hisar** (8) , ki Fransa ile İspanya arasındaki **geçidi** (27) bekler, Ren kıyısındaki o eski kalelere benzer, ki kayalarının üstünden bir **av** gözlüyor gibi durur.","t09-c1-05-1":"5. — Kocaman bir **kartal** (9) , ki yuvası **kaleden** (8) uzak değil, çok kez dikkatimi çeker. Bu **yırtıcı kuş**, güçlü **gagasıyla**, yavruları için çok kez bir kuzuyu ya da oğlağı **pençelerinde** sıkıştırıp getirir. **Kanatları** öyle büyüktür ki ağır yüküyle birlikte uzun süre süzülebilir.","t09-tit-4":"Yaya gezen.","t09-c1-06-1":"6. — Buranın en hoş gezintisi Ko **çağlayanına** (10) kadar gitmek. **Düşen su** burgaç olup iner ve sonra şehrin batısındaki **köknar ormanında** (11) güzel bir **dere** olarak yiter. Bu ormanın içinden **gözlemevine** (12) kadar çıktık, ve **kulenin** üstünden yörenin bütün **kuşbakışı görünüşünü** devşirdik. **Manzara** enfes, ve **doğa** bu ülkeye bütün varlığını dökmüş gibi.","t09-c1-07-1":"7. — İnmek için **füniküleri** (13) aldık ve küçük bir **istasyonda** durduk, eski bir **derebeyi şatosunun** **yıkıntıları** (14) yanında, ki orada bir zamanlar Prats’ın derebeyleri otururdu.","t09-c1-08-1":"8. — Zavallı şato! Altında o derli toplu **kaplıcayı** (15) görünce ne düşünür acaba, ki bugün gözde bir **ılıca sağlık yeri**?","t09-c1-08-2":"**İklim** öyle hoştur ve **maden suyu** öyle şifalıdır ki **kaplıcada** (17) yapılan **kür** gerçekten bir zevk.","t09-tit-5":"Hoş bir kaplıca.","t09-c1-09-1":"9. — Gerçekten, kalışı hoş kılmak için her şey yapılmış. Demiryolunu geçirmek için büyük bir **köprü** (16) yapıldı; **konser** verilen **kaplıca yapısının** **parkı** (18) büyük bir özenle düzenlenmiş. Birkaç şık **köşk** (19) **gazinonun** (21) çevresinde yapılmış, ve çok iyi bakılan bir **şose** (22) gidiş gelişi çok kolaylaştırır.","t09-c1-10-1":"10. — Yalın bir **set** (23) **yolu** (20) asıl **vadiden** (25) ayırır, ki dibinde şık küçük bir **göl** (26) var; o göl de duru bir **dereye** (24) su verir.","t09-c1-11-1":"11. — Vadinin öte yanında bir demir **madeni** (28) kazılıyor. Birkaç kez **madencilerin** **kuyuya** inişini görmeye gittim, ve gün boyu **madeni** içinde bulunduran o **cevheri** çıkardıkları **galeriye** de girdim.","t09-c1-12-1":"12. — Madenin yanında büyük bir **dökümhane** kuruldu, çıkarılan varlık orada işe yarasın diye. Burada bol bulunan **kömürle** ısıtılan **ocak** (29) , çabuk ve ucuza **pik demir** elde etmeyi sağlar.","t09-c1-13-1":"13. — Madenden uzak olmayan bir yerde bir **taş ocağı** (30) kesiliyor. Yaşlı **ocak işçisinin** **kazmasıyla** kopardığı ne **granit**, ne **porfir**, ne de **kum taşı**; ev yapmaya yarayan sıradan **yapı taşı**.","t09-c1-14-1":"14. — Bu ülkenin en güzel süslerinden biri **köknar** (31) . Her yerde — bir **uçurumun** (32) dibinde, bir **çavlanın** (33) kıyısında, bir **mağaranın** (34) ya da kayalığın yanında — onun ince iğneleri yeşil perdesini katar.","t09-tit-6":"Yaya yürüyüş.","t09-c1-15-1":"15. — Tatilimden uzun gezintiler için yararlanıyorum. Dağa dolana dolana çıkan **patikalarda** (35) birkaç **kilometre**, çok kez de birkaç **fersah**, uzaklığın farkına varmadan alınır.","t09-c1-15-2":"**Kilometre taşları** (36) ile **yön levhaları** (37) yolları imler; o yollarda çok kez genç bir **dağlı oğlan** (38) bulunur, koltuğunda **torbası** (40) ve elinde bir **dağ sıçanı** (39) taşıyarak, ya da bir **çingene** (41) , ki **kürklü şapkası** (42) yırtık eski **örtüsüyle** (43) tuhaf uyuşur. Zincirle bir terbiyeli **ayı** (44) götürür.","t09-tit-7":"Tırmanış.","t09-c1-16-1":"16. — Hemen her gün bir **kılavuzla** (48) **tırmanışa** gidiyorum, ve sırtımda **sırt çantam** (47) ve elimde **değneğimle**, gerçek bir **turist** (46) gibi **kayalara** (45) tırmandığımda çok gururlanıyorum.","t09-c1-17-1":"17. — Dağın doruğundan ovadaki insanlar karıncadan büyük görünmez; **koyun sürüsü** (50) , ki **otlakta** (49) otlar, çocuk oyuncağı gibi durur. Bir **çam** (51) , ya da tahtadan bir **dağ evi** (52) bile, yeşilin üstünde bir noktadan başka bir şey değil.","t09-c1-18-1":"18. — Bu gezintilerde **patikada** (53) çok kez bir **dağ keçisi avcısı** (54) bulunur, omzunda daha yeni vurduğu hayvanı taşıyarak.","t09-c1-19-1":"19. — Bitki koleksiyonuma çok tuhaf bir **eğreltiotu** (55) yaprağı ile güzel bir pembe **süpürgeotu** (57) dalı koydum; onları geçen gezintide küçük bir **mağaranın** (56) ağzında devşirmiştim.","t09-tit-8":"*İkinci sahne.*","t09-tit-9":"Orman. — Av.","t09-c2-01-1":"1. — Dün ormanda tat dolu bir gün geçirdim. Orada yaşayan hayvanların ve **böceklerin** (5) yoğun yaşamını çok ilgi çekici buldum.","t09-c2-01-2":"**Örümcek** (1) , ki iki dal arasına **ağını** (2) örüp geçen **sineği** (3) yakalar, kabuğunu taşıyıp güçlükle ilerleyen **salyangoz** (4) , avının izinde olan o böcek, **karınca yuvasının** (6) yanında işe koyulmuş o çalışkan karınca — bütün bu küçük yaratıklar olağanüstü bir coşkuyla gidip geldi ve çalıştı.","t09-c2-02-1":"2. — Bir **yılan** (7) , ki önce **engerek** sandım ama zararsız bir **su yılanıydı**, bir gövdenin altında halka olmuştu, ve arada bir ince başını çıkarıyordu, ki hep sokmaya hazır dururdu. Önümde iri bir **sümüklüböcek** (8) ağır ağır sürünüyordu, burada bol biten o lezzetli küçük **yaban çileklerinden** (11) birini mideye indirdikten sonra.","t09-c2-03-1":"3. — Toprak **kır çiçekleriyle** döşeliydi: **çuha çiçekleri** (9) , **cezayir menekşeleri** (10) ve bilmediğim daha pek çok bitki, **ot öbeklerinin** (12) arasında açmıştı.","t09-c2-04-1":"4. — Bu yörede **yer mantarı** neredeyse **mantar** (14) kadar sıradan, ve bir orman bekçisinin **domuz yavrusu** (13) birkaç tane bulmak için açgözlü açgözlü arıyordu.","t09-tit-10":"Kaçak av.","t09-c2-05-1":"5. — Beni çok güldüren bir sahnenin **sonunu** gördüm. **İz köpeğinin** (15) burnu sayesinde **orman bekçisi** (16) az önce bir **kaçak avcıyı** (22) , vurduğu **avı** (17) alıp götürmeye hazırlanırken suçüstü yakalamıştı. Yakalanmaktansa avını bırakmayı yeğledi, ve kaçak avcı kaçtı; **tavşan** (18) , **karaca** (19) , **geyik** (20) ve **yaban domuzu** (21) otların üstünde kalakaldı, orman bekçisinin sevinci için.","t09-c2-06-1":"6. — Ormandaki ağaç çeşitleri insanı şaşır. **Kayın** (23) ile **huş** (26) , **reçinesi** (27) çıkarılan **çamlar**, **meşe** (29) ve daha pek çoğu dallarını karıştırır.","t09-c2-06-2":"Yüksek ağaçların gövdelerine sarılmış **sarmaşık** (24) , **yüksek ormana** (25) parlak bir yeşil verir, ki o **yosunun** (31) solgun yumuşak gölgesiyle hoş bir biçimde kaynaşır; **yeşil ağaçkakan** (30) da o yosunda böcek arar.","t09-tit-11":"Orman görünümü.","t09-c2-07-1":"7. — Yaşlı meşeler beni büyüler. Yarı yarıya topraktan çıkmış, kıvrım kıvrım büyük **kökleri** (32) onlara görkemli bir güç ve canlılık görünüşü verir, ve **sahibinin** (35) onları kestirip **oduncunun** **testeresine** (34) teslim etmeye nasıl razı olduğuna şaşarım; testere de **oduncunun** (33) . Zavallı **gövdeler** (36) , **kabuklarından** (37) soyulmuş ya da **baltayla** (38) yarılmış, ki balta **gündelikçinin** (39) , bana acı verir.","t09-c2-08-1":"8. — Yanı başında yaşlı bir **kömürcü** (41) **küreğiyle** bir kömür **yığını** (42) kurmuştu, ve yaşlı bir kadın kesilmiş ağaçların dallarından yapılmış bir **kuru odun** **demeti** (40) götürüyordu.","t09-tit-12":"Av.","t09-c2-09-1":"9. — **Orman bekçisinin evinde** (46) biraz dinlenmeye gidecektim, ama o küçük **gölete** (43) varınca, ki üstünde güzel bir **kuğu** (45) yüzer, gördüm ki yakın bir **taşkın** (44) yolu gerçek bir **bataklık** yapmış. Dolaşmam gerekti, ve ormanın kıyısında duran **köknarların** (49) , **kavakların** (48) ve **karaağaçların** (47) yanından geçerken gördüm ki bir **çalıdan** (54) çıkan görkemli bir **geyik** (50) kaçtı; ardında da yorulmaz bir **av köpekleri sürüsü** (51) vardı, ki onu bir **boru** (53) kışkırtıyordu, ve o boru **at üstündeki avcılarındı** (52) . Zavallı hayvan büsbütün bitkindi. Benden birkaç adım ötede can çekişerek düştü.","t09-c2-10-1":"10. — **Avın** gürültüsünün dışarı çektiği orman bekçisinin oğlu evden çıktı, ve ikimiz yeniden ormana döndük. Yaşlı bir meşenin dalında bir **alakarga** (56) görmüştü. Yuvasının **yapraklar** (58) arasında gizli olduğunu düşündü, ve onu almak istedi.","t09-c2-10-2":"**Sincap** (61) gibi çevik, bir **daldan** (55) ötekine tırmandı, ama hiçbir şey bulamadı ve yalnız yaşlı bir **kargayı** (60) ürkütebildi, ki bir **budakta** (57) oturuyordu.","t10-apar-1":"TABLO No 10 Deniz. — Liman.","t10-01-1":"1. — Yazın kimileri dağlarda dinginlik ve serin hava ararken, ötekiler deniz kıyısına gitmeyi yeğler. Geçen yıl biz de öyle yaptık, çünkü **okyanusu** (1) çok severiz.","t10-02-1":"2. — Bana gelince, **ufka** (2) dek uzanan o kocaman su örtüsünü seyretmekten büyük bir tat alırım, ve kocaman **vapurların** (3) Amerika’ya giden yolcuları alıp uzun bir **deniz yolculuğuna** çıktığını görmekten.","t10-03-1":"3. — Bunun için babam, neyin hoşuma gittiğini bildiğinden, tatil için hep büyük **deniz üslerimizden** birinin yanındaki çok dingin bir kıyıyı seçer.","t10-03-2":"Son kalışımızda **donanma** gelip o kocaman **dalgakıranın** (4) arkasına demirledi, ki **deniz üssünü** (5) kapatır ve korur; ve ayrı ayrı **savaş gemilerini** rahat rahat seyredebildim — dalıp suyun altında yiten küçük **denizaltıdan** (10) , kocaman **zırhlıya** (9) kadar, ki şimdiye dek **torpidonun** (8) saldırılarından başka bir şey onu korkutmazdı.","t10-tit-2":"Küçük tekneler.","t10-04-1":"4. — Torpido daha önce **ustalıkla** kalın maden zırhın zayıf yerini bulur ve oraya patlamasıyla gemiyi batıran o tehlikeli **torpili** sokardı; ama yine de denizaltıdan daha az korkunçtu, çünkü muhripler onu kolayca kovalayabilir.","t10-05-1":"5. — Hızlı zırhlı **kruvazörleri** (6) de görebildim, ki gerçek zırhlılar kadar aşılmaz, birkaç **asker gemisi** (12) , üç dört **top gemisi** (7) , ve sonunda bir **firkateyn** (11) . **En ilgi çekici olan, o donanmanın demir aldığını görmek.**","t10-06-1":"6. — O kocaman çelik yığınları ile o şık **üç direkli** ya da düzgün **yelkenliler** (13) arasında yapı bakımından ne büyük ayrım var; yelkenliler hâlâ ticaret filosunda işe yarar, ve **rıhtımda** (14) gezerken onların bütün yelkenlerini açmış limana girdiğini görürdüm. Doğrudur ki **rüzgâr** ters olunca üstünlüklerinin çoğunu yitirirlerdi. Havuza girmek için bütün yelkenlerini toplamaları gerekirdi, ve bir **römorkör** (16) gerekirdi, ki onları almaya gidip sıradan **yük mavnaları** (17) gibi rıhtıma getirsin.","t10-tit-3":"Ticaret limanı.","t10-07-1":"7. — Sözünü ettiğim liman bunun için öyle ilgi çekici: yalnız kocaman işlerle yapay olarak kurulmuş deniz üssünü değil, büyük bir ırmağın **ağzında** şaşırtıcı bir **ticaret limanını** da barındırır.","t10-08-1":"8. — İki havuzu ayıran kara şeridi surlarla çevrilidir ve denize dek uzanan **top sırası** ile **burçlarla** korunur. **Surlarda** (15) gezmek için özel izin gerekir. Onu **tersanede** (18) mühendis olan amcam aracılığıyla kolayca almıştım, ve kocaman sundurmaların altında yapılan gemileri görmeye gittim.","t10-09-1":"9. — Bir zırhlının suya inişini de gördüm, ve o kocaman yığın, kendi hâline bırakılınca, kızağı üstünde kayıp ırmağın suyunda yüzmeye geldiğinde bütün kalabalığın duyduğu heyecanı anımsıyorum.","t10-10-1":"10. — Tersaneye varmak için **talim alanını** (19) geçmek gerekir, ki oraya garnizonun askerleri her gün talime gelir, ve talim o demir **köprücüğü** (20) geçmek gerekir, ki talim alanını **cephaneliğe** (21) bağlar.","t10-tit-4":"Cephanelik ve havuzlar.","t10-11-1":"11. — Amcamla birlikte o büyük kuruluşu gördüm, ki **toplarla** (22) , **gülleyle** (23) ve **kovanlarla** dolu. O **demirhaneyi** (24) de gördüm, ki orada vapurların **kazanları** (25) yapılır.","t10-12-1":"12. — Çok yanı başında **havuzlar** (26) vard — kuru havuzlar — ve o çok dikkate değer **yüzer havuzlar** (27) ; orada onarılan bir geminin üstünde bir teknenin **pervanesini** (28) , **karinasını** (29) ve **dümenini** (30) yakından görebildim.","t10-13-1":"13. — Ticaret limanı deniz üssü kadar görülmeye değer, ve ırmağı çıkan **çarklı vapurların** (31) bağlandığı rıhtımlarda birkaç saat geçirdim, kocaman yükleri tüy gibi kaldıran o **üç ayaklı vinci** (32) iş başında seyrederek.","t10-tit-5":"Kılavuz kaptan.","t10-14-1":"14. — O **okyanus gemilerini** (34) seyrettim, ki **flamalarını** (35) dalgalandırarak limandan çıkar; onları usta bir **kılavuz kaptan** (36) yürü, ki **şamandıralarla** (40) ve işaret direkleriyle imlenmiş **su yolunda** şaşılacak biçimde yol almayı bilir, ve tek kare yelkeniyle güçbela yürütülen o **yük teknelerinden** (41) sakınır. **Baş taraftaki** (37) ikinci mevki **kamaraları** (39) , ve **kıç taraftaki** (38) birinci mevki yolcularının odalarını seçebildim.","t10-15-1":"15. — Kimi zaman bir **yük gemisinin** (42) yüklenişini de seyrederdim; içine **ambarın** (43) ve **liman istasyonunun** (44) malları tıkılırdı, ki **rıhtım demiryolunun** (45) birçok vagonu getirirdi.","t10-tit-6":"Kayıkla gezinti.","t10-16-1":"16. — Çok kez **yüzer havuzda** (53) kürek çekerdim, ki küçük **kayıklar** (46) oraya sığınır, ve **kürek** (47) çekmek benim için bir zevkti. Bir **güverteye** (48) çıkardım, bir **yelkenlinin** (49) güvertesine, **halatlar** (52) yardımıyla **direğe** (51) **serenlere** (50) dek tırmanırdım, sonra bir **sandalla** (54) gezintimi sürdürürdüm, ağır **balıkçı kayıklarının** (55) arasında, ki orada **ağlar** (56) kurusun diye asılı durur.","t10-17-1":"17. — **Rıhtımda** (58) önümden türlü türlü **mal** (59) geçerdi, **sandıklara** (60) ya da **balyalara** (61) bağlanmış. Yük teknelerinin **yükünü** (63) yaparlardı, ve güçlü **vinçler** (62) onları kaldırıp **kamyonlara** (64) koyardı, **taşıyıcılar** **gümrük binasında** (65) onları bildirip vergisini ödeyene dek.","t10-18-1":"18. — Sonunda, **döner köprüye** (66) ya da **savağa** (69) varınca, o **tarak dubasının** (68) yanından geçerek, ki **kanalı** (67) temizler, **işaret direğinin** (70) yanında rıhtıma inerdim.","t10-19-1":"19. — Aynı rıhtımın öte yanına, donanmanın subaylarını kıyıya getiren o **küçük tekneler** (71) yanaşır. **Dalganın** (72) üstünde yükselen tekne kolayca iniş merdivenlerine sokulurken, denizcilerin kürekleri tempoyla kaldırışını görmek güzel bir görüntü. **Kıyıda** (73) **gelgitin**, ve **cezirle** **meddin** devinimini en iyi buradan görmek olur.","t10-tit-7":"Subay kulübü.","t10-20-1":"20. — Eve dönmek için **elektrikli tramvayı** (74) alırdım, ki **durağı** (75) subay kulübünün önünde duran **direkte**.","t10-20-2":"Kulübün **balkonundan** (76) , ki **çıpalarla** (77) , toplarla ve gülleyle süslü, deniz subaylarının görkemli toplantısını çok kez gördüm: kılıçlarıyla birlikte **teğmenler** (78) , palalarıyla birlikte **topçunun** (79) ve **piyadenin** (80) **yüzbaşıları**. Arkalarında bir **denizci** (81) dururdu, ki uzaktaki bir şeyi seçmek istediklerinde onlara bir **dürbün** getirirdi.","t10-21-1":"21. — Genç **asteğmenleri** (82) de gördüm, ki **komutanlarından** (83) ya da **amiralden** (84) buyruk alırlardı, bir **porsun** (85) onları gemiye götürmeyi beklerken.","t10-22-1":"22. — O balkondan görünüş görkemli: oradan bütün kıyı görünür, **çadırlarıyla** (86) ve **yıkanma kulübeleriyle** (87) birlikte, ve yıkanma saatinde **yıkananların** (88) **gazinonun** (89) önünde sevinçle sıçrayışı görülebilir.","t10-23-1":"23. — Kıyının ucunda sahil küçük kayalık bir **yarımada** (91) yapar, ki orada **dalgalar** (92) çarpıp kırılır, ve üstüne bir **deniz feneri** (93) yapılmış, ki geceleri denizcilere yol gösterir. Bu yarımada karaya ancak çok dar bir **kıstakla** (90) bağlı.","t10-tit-8":"Kıyının genel görünümü.","t10-24-1":"24. — **Yalıyar** (94) sürüp gider, denizle kesilmiş; deniz onda **koyların** (95) ve **burunların** tuhaf bir dizisini yontar, ve onu çok görünüşlü kılar.","t10-24-2":"**Yaylanın** (96) üstünde, ki **boğaza** (98) eğilmiş, çok önemli bir **kale** (97) ve birkaç köşk var.","t10-25-1":"25. — O boğaz anakaradan çok tehlikeli bir **adayı** (99) ayırır, ki **kayalarla** (100) ve **resiflerle** çevrili; orada tekneler ve büyük gemiler bile kimi zaman parçalanır. Kurtarmanın bütün çevikliğine ve **cankurtaran teknelerinin** tez yetişmesine karşın bu **gemi kazaları** korkunç, ve ekinoks **fırtınalarında** birçok gemi bütün adamları ve malıyla birlikte batmış.","t10-25-2":"Bu komşuluğa karşın **liman** denizcilerin büyük gidiş gelişini görür.","t11-apar-1":"ÜÇÜNCÜ DİZİ TABLO No 11 Şehir ve yapıları. — Yangın.","t11-tit-1":"Dış mahalle.","t11-c1-01-1":"1. — Okyanustan yüz kilometre uzakta büyük bir şehirde otururum, ki yine de birinci sınıf bir **liman** (1) . Yanından akan ırmak dört yüz metre geniştir ve çok güzel bir demirleme yeri yapar.","t11-c1-02-1":"2. — **Rıhtımlar** (2) boyunca uzanan bütün bölüm tam denizci ve sanayici bir görünüş taşır, ve içinde yalnız denizcilerle işçilerin oturduğu bir **dış mahalle** (3) yapar. Bunlar **fabrikalarda** (4) ve **havagazı fabrikasında** (5) çalışır, ki yüksek **bacası** (6) ile **gaz deposu** uzaktan görünür.","t11-c1-03-1":"3. — Orta çağda şehir surluydu, ve surlarından birkaç kalıntı bugün de bulunur, özellikle o **kapı** (8) , ki eski **iç kalenindir** (7) , ve iki yanında iki **kulesi** (9) var; onlar da şimdi **hapishane** olarak kullanılır.","t11-c1-04-1":"4. — Çok eski görünen bütün bu **mahallede** yalnız bir yapı görece yeni: **gümrük binası** (10) . Rıhtımla o küçük **sokağın** (11) arasında durur, ki eski **belediye konağına** (12) gider. Bu son yapı, eski şehrin üstüne çöken o kocaman **çan kulesinden** (13) kolayca tanınır.","t11-c1-05-1":"5. — Sokağın öte yanında gümrük binasının biçemindeki bir yapı **yükselir**: **ticaret odası** (14) . Bir yüzü küçük bir alana açılır, ki orada **valilik** (15) bulunur. Şehrimiz, gerçekten, başkent olmasa da önemli bir il merkezi.","t11-tit-2":"Şehrin yukarı bölümü.","t11-c1-06-1":"6. — Epeyce büyük olan garnizon, geniş ve çok sağlıklı **kışlalarda** (16) oturur; onlar **şehir parkının** (17) parmaklığına dek uzanır. Bu parka giden **geniş cadde** (19) , **tasarruf sandığının** (18) arkasından geçip **katedralin** (20) alanına çıkar.","t11-c1-07-1":"7. — Bütün bu yapılar küçük bir tepede basamak basamak yükselir; orada büyük **lisemiz** (21) de bulunur.","t11-c1-07-2":"Büyük caddeyle birleşen o hafif eğimli yoldan inerseniz, **adliyeye** (22) varırsınız, ki önünde hoş bir **kamu bahçesi** (26) var. Bu **alan** çok büyük değil, ama şehrin ortasında bir yeşillik ve serinlik vahası yapar. Bunun için şehirliler oraya bol bol gelir; **kahvenin** (25) tentesi altında oturup, perşembe ve pazar günleri çimenler ile tarhların arasına yapılmış **bando yerinde** (27) çalan askerî bandoyu dinlemekten hoşlanırlar.","t11-c1-08-1":"8. — O çimenlerden birinin üstünde tunçtan bir **heykel** (28) yükselir; yurduna büyük hizmetler etmiş bir şehirlimizin anısına dikilmiş bir anıt.","t11-tit-3":"Gidiş geliş.","t11-c1-09-1":"9. — Şehrimiz daha elektrikle aydınlatılmıyor; yalnız **havagazı lambaları** (29) var. Ama **yerel gazeteler** o aydınlatma düzeninin iyileştirilmesi için kampanya yürütüyor, tıpkı tramvayların **çekme düzeninin** çoktan iyileştirildiği gibi. **Atların** **çektiği** eski arabaların yerine artık kullanışlı **elektrikli tramvaylar** (31) gelmiş, ki pek **ucuz** bir ücretle yolcuları **şehrin** bir ucundan **ötekine** tez ulaştırır.","t11-c1-10-1":"10. — Adliyenin yanında **banka** (32) var, ki orada ticaret senetleri kırdırılır. **Banka tahsildarları** (33) insanların evine gidip alacakları toplar.","t11-tit-4":"Sanat ve bilim.","t11-c1-11-1":"11. — Yanındaki o güzel yapı **müze**. İçinde bir arada şehrin **kitaplığı** (34) , birkaç güzel **doğa tarihi koleksiyonu** (35) (bir doğa tarihi müzesi) ve şık bir **resim galerisi** (36) var, ki görkemli bir sürekli **sergi** yapar.","t11-c1-11-2":"Haftada iki kez halka açılır, ama görmek isteyenler onu herhangi bir gün gezebilir, **bekçiye** (37) küçük bir bahşiş vererek. **Ressamlar** (38) orada çalışmaya gelir. Onları sehpalarının **önünde** görmek olur, elde **palet**, ünlü tabloları kopya ederken.","t11-c1-12-1":"12. — Müzenin arkasındaki yükseklerde o **kubbe** (40) , ki **hastanenin** (39) , ile o **öğretmen okulunun** (41) yapıları güçlükle görünür; şehir okullarımızın öğretmenleri orada yetişmişti. Tiyatronun alanında bir **postane** (43) var, ki bir **özel eve** (42) yerleşmiş.","t11-tit-5":"Yangın.","t11-tit-6":"Yangın çağrısı.","t11-c2-01-1":"1. — Şehirde korkunç haber yayılıyor: tiyatroda daha yeni yangın çıkmış! Ben **alana** (96) varana dek kalabalık **kaldırımda** (46) ve **caddede** (47) toplanmış. **Posta memurları** (44) ile **postacılar** (45) postaneden çıkıyor. Bir **tramvay sürücüsü** (48) tramvayını durdurmak zorunda kalmış, şehrin bir **cankurtaranı** (50) geçebilsin diye; o da bir **cerrah** (52) ile bir **hastabakıcı** (51) getiriyor, bir **yaralıya** (53) bakmak için, ki **sedyeyle** (54) **gazete kulübesinin** (55) yanına getirilmiş.","t11-c2-02-1":"2. — Talimden dönen bir piyade bölüğü durmuş, at üstündeki **şehir muhafızlarıyla** (61) birlikte düzeni korumaya yardım etsin diye. **Atlıların** atları iki ayak üstünde şaha kalkıyor; **askerlerden** (57) ya da **jandarmalardan** (63) daha iyi **seyircileri** (56) geri itebiliyorlar. Jandarmalar zaten çok meşgul. İçlerinden biri **polis memurlarına** (64) bir **yaralıyı** (65) daha nereye götüreceklerini söylüyor; merdivenden düşmüş yiğit bir itfaiyeci.","t11-c2-03-1":"3. — **Subay** (66) tam gelmekte olan **buharlı tulumbanın** (67) nereye konacağını tam tamına söylüyor. O güçlü aygıtı beklerken bir **el tulumbası** (68) kurdurmuş, ki uzun **hortumu** (69) ateşin üstüne su seli döküyor. Altı itfaiyeci onu çalıştırıyor, arkadaşları **ağzı** (70) tutup **fışkırtmayı** (71) ateşin ortasına doğrultuyor.","t11-c2-04-1":"4. — Tiyatronun öte yanında büyük **merdiven** (72) kurulmuş. İtfaiyecilerin, kara **duman** (75) burgaçları arasından yükselen o alevlere yaklaşmasını sağlar.","t11-tit-7":"Yiğitlik işleri.","t11-c2-05-1":"5. — **Yangın** (74) **tiyatronun** (73) giriş salonunda çıktı, ilk **gösterimi** yarın olacak o **operanın** provası sırasında. Bereket salonda yalnız birkaç **seyirci** (76) vardı. Zavallılar **balkona** (77) sığındı; orada yiğit **itfaiyeciler** (86) merdiven ve halatlarla onlara yardıma geliyor.","t11-c2-06-1":"6. — **Sundurmanın** (78) altında, ki orada **oyun ilanı** (79) gösterimi duyurur, **çalgıcılar** (81) kaçarken görünüyor, ki **orkestranın** (80) , çalgılarını taşıyarak: **keman** (81) , **flüt** (82) , **viyolonsel** (83) , **trombon** (84) , **davul** (85) , ve daha başkaları. **Dekorun** (87) bir bölümü kurtarılmaya çalışılıyor.","t11-c2-07-1":"7. — **Oyuncular** (89) ile **oyuncu kadınlar** (88) , şarkıcılar ve şarkıcı kadınlar, sahne **giysileriyle** (90) kaçmak zorunda kalmış. Baş şarkıcı bir **gazeteciye** (92) bunun nasıl olduğunu anlatıyor. **Muhabir** daha ilk andan yetkililerle birlikte koşup gelmişti: **vali** (91) , **belediye başkanı** (93) , **emniyet müdürü** (94) ve bir **yargıç** (95) , ki sorumluluğun kimde olduğunu soruşturacak.","t12-apar-1":"TABLO No 12 İstasyon. — Trenler. — Gemiler. Not. — *Her ülkede saat başka türlü sayıldığından, örnek olsun diye* **fransız çizelgesinin** *saatlerini aldık.*","t12-01-1":"1. — Daha yeni Almanya’ya bir yolculuk yaptım. Yola çıkmadan önce trenlerin kalkış saatlerini öğrenmek için bir **tarife** (15) almıştım. En elverişli trenin Paris’ten gece dokuzda kalkıp Strazburg’a bir on üçte vardığını görünce yolculuğumu hazırladım, ve ertesi gün istasyona bir araba tuttum.","t12-02-1":"2. — Kalkış salonuna girdiğimde, yaşlı bir köy **papazının** (2) ardından, ki elinde **yol çantası** (3) vardı, çoktan pek çok **yolcu** (1) gelmişti.","t12-02-2":"Bir **telgraf** (5) çekmem gerekiyordu, bunun için bir **müfettişe** (6) **telgrafhaneyi** (4) sordum.","t12-03-1":"3. — **Bekleme salonuna** (7) girmeden önce gidiş dönüş bir **bilet** (9) almaya gittim.","t12-04-1":"4. — **Gişede** (8) gecikmedim, çünkü orada kalabalık azdı. İzne giden bir **er** (10) sırasını bana bıraktı, böylece **istasyon şefine** (13) birkaç şey sormaya vakit buldum; şef de **emniyet müdürü** (12) ve nöbetteki **jandarmayla** (11) konuşuyordu.","t12-tit-1":"Bagajın kaydı.","t12-05-1":"5. — **Kitap kulübesinden** (14) bir gazete alıp **bagajımı** (17) tarttırdım — bir **hamal** (16) onu az önce bir **bagaj el arabasıyla** (19) getirmişti. **Memur** (22) , ki **tartıdan** (21) sorumlu, bana sandığımın otuz beş kilo olduğunu söyledi; bu da beş kilo **fazla yük** eder, ki bunun için **bagaj gişesinde** (23) ek ücret ödemem gerekecekti.","t12-06-1":"6. — Erken geldiğimden istasyondaki yolcuların hareketini seyretmeye vakit buldum. Kimi **emanet bürosuna** (25) küçük çanta bırakıyor ya da alıyordu; ötekiler **tarifelere** (26) bakıyordu. Gelen yolcular **çıkışa** (32) doğru acele ediyordu, ellerinde **bavullarıyla** (24) . Kimi **bagaj tesliminde** (27) bekliyor ve **makbuzunu** (29) gösteriyordu, sandıklarını, **kutularını** (28) ya da **sepetlerini** (30) almak için.","t12-07-1":"7. — **Gümrük memurları** (33) bildirilmesi gereken bir şey var mı diye denkleri özenle yokluyordu.","t12-08-1":"8. — Kimi yolcu **büfeye** (34) gitti; orada bir **garson** (35) onlara çevik çevik hizmet ediyordu. Acele etmeleri gerekiyordu, çünkü ekspres olan **tren** (36) istasyonda uzun durmaz.","t12-09-1":"9. — Sonra kalkış peronuna gittim ve doğru bir **vagon** (37) aradım, yolda aktarma yapmayayım diye. Koridorlu bir trene bindim, ki içinde sigara içenler için bir **bölme** (38) ve bir de « yalnız hanımlar » için ayrılmış biri var.","t12-tit-2":"Gece kalkışı.","t12-10-1":"10. — **Basamağı** (40) çıkıp, **kapıyı** (39) kapatıp, **perdeyi** (41) kaldırıp küçük çantalarımı **bagaj filesine** (43) koyarak **koltuğa** (42) oturdum. **Lambacının** (44) ışıkları yaktığını görünce bir geceyi vagonda geçireceğim aklıma geldi, ve **yastık** (45) kiralayan görevliyi çağırıp bir tane istedim.","t12-11-1":"11. — Trenin kondüktörü bilet yoklamaya geldi. Ona saat geldiği hâlde neden kalkmadığımızı sordum. **Tren şefinin** (46) **bagaj vagonuna** (47) bisiklet koydurmakla uğraştığını söyledi. Üstelik bütün **ayak ısıtma kapları** (48) daha değiştirilmemişti.","t12-12-1":"12. — Ama az sonra kalkacaktık, çünkü **ateşçi** (50) , **kömürlüğüne** (49) çıkmış, **lokomotifin** (54) ateşini canlandırmak için kömür alıyordu, ve **makinist** (51) yalnız **istasyon şefi yardımcısının** (52) işaretini bekliyordu, ki **peronda** (53) duruyordu.","t12-13-1":"13. — Lokomotifin **kazanı** (56) boğuk boğuk gürlüyordu; **baca** (55) **buhar** (60) karışmış duman selleri kusuyordu. Keskin bir **düdük** (59) çınladı ve **pistonlar** (58) işlemeye başladı, ki o ağır aygıtın **tekerleklerini** (57) döndürür.","t12-tit-3":"Yola çıktık!","t12-14-1":"14. — **Raylar** (64) üstünde koşan tren hızlandı; **peronlar** (65) bitti; **helâların** (66) yanından geçtik, ve başka bir **hatta** (63) duran bir vagon dizisinin de yanından: **yataklı vagonlar** (67) , bir **yemekli vagon** (68) , bir **posta vagonu** (69) .","t12-15-1":"15. — Sonra gözlerimizin önünden **yük istasyonu** (71) geçti. Sundurmaların altında görevliler yavaş trenle gönderilen **malı** (72) yüklüyordu. **Vagon bağlayıcıları** (76) , **su deposunun** (73) yanında, **hayvan vagonlarını** (75) ve **açık vagonları** (79) oraya buraya çekiyordu, bir **yük treni** (80) kurmak için.","t12-16-1":"16. — Son **makastan** (78) geçtik, ki yanında makasçı duruyordu; **işaret çemberini** (86) arkamızda bıraktık ve istasyon uzakta yitti.","t12-17-1":"17. — Az sonra o **demir köprüye** (74) vardık, ki **ırmağı** (81) geçer. Köprüyü geçince ırmak boyunca gittik; onun üstünde güçlü **römorkörler** (82) ağır **yük mavnalarını** (83) çekiyordu. Bir **yolcu gemisi** (84) de gördük, tam bir **yüzer iskeleye** (85) yanaşacağı sırada.","t12-18-1":"18. — Birkaç istasyonu durmadan geçtikten sonra birkaç **tünelden** (87) geçtik ve arkamızda sayısız **geçit bekçisi** **kulübesi** (88) bıraktık. Trenin sallantısında derin bir uykuya daldım.","t12-tit-4":"Deutsch-Avricourt istasyonu.","t12-19-1":"19. — Beni birden bir görevlinin sesi uyandırdı, ki bağırıyordu: « Deutsch-Avricourt! (*) Herkes insin! » Gümrük yoklaması ve sınırın bütün sıkıcı işlemleriydi. Saatimi istasyonun **saatine** (89) uydurmam gerekti, ki elli beş dakika ileriydi; güçbela uyanmış hâlde **yelkovanı** (90) ile **akrebi** (91) güçlükle ayırt edebiliyordum; **kadran** (92) ise sabahın sisinden büsbütün bulanıktı.","t12-20-1":"20. — Gümrükçüler yoklamalarını yaparken, esneye esneye istasyonun duvarlarını süsleyen o **ilanları** (93) okudum. Vakit geçsin diye kahvaltı ettim, Strazburg’un daha ne kadar uzak olduğunu görmek için alman **ağının** (94) haritasına baktım, ve yolculuğumun sonuna tez varma umuduyla içim güçlenip yeniden vagona bindim.","t13-apar-1":"TABLO No 13 Otel. — Lokanta. — Kahve.","t13-01-1":"1. — Dün akşam Ruan’a varınca bir dostumun salık verdiği *Okyanus Oteline* indim.","t13-01-2":"Güzel bir **oda** (2) buldum, ikinci **katta** (1) ; orada çok iyi uyudum (*) .","t13-02-1":"2. — Bu sabah odamdan çıkarken, ki oraya **hizmetçi kız** (3) kahvaltımı getirmişti, **sigara odasına** (5) gittim, ki **okuma odası** (4) işini de görür, **gazetelere** (6) göz atayım diye, bir **sigara** (8) içerek. Okumayı bitirince **asansörle** (9) aşağı indim ve şehirde gezinmeye çıktım.","t13-03-1":"3. — Otelin **memuruna** (12) **ortak sofrada** (11) yemeğin kaçta verildiğini sormayı unuttuğumdan çabuk döndüm ve fırsattan yararlanıp otelin **banyosunda** (10) yıkandım. Sonra bir dostuma telefon etmek için **kasaya** (15) döndüm. Ama **telefon** (13) meşguldü; beni sıkıntıda gören **kasiyer** (14) , ki bir **hesabı** (17) **konuk defterine** (16) geçiriyordu, **kapıcıya** (18) **garson çocuğu** (19) göndermesini söyledi, ki **bisikletiyle** (20) işimi görsün.","t13-04-1":"4. — Ona teşekkür ettim ve dışarı çıkıp **hamala** (24) (ufak tefek iş görene) bahşiş verdim, ki **el arabasıyla** (25) istasyondan **şapka kutumu** (26) , **bavulumu** (27) ve **yol çantamı** (28) getirmişti. Tam o sırada gelen **postacı** (21) bana bir **mektup** (22) verdi.","t13-05-1":"5. — **Mektup kutusunun** (23) yanında, eşikte biraz daha durdum, sokağın hareketini seyrederek. **Sürücü** (30) , ki **omnibüsün** (29) , arabasına bir **sandık** (31) yüklüyordu, ki bir **konuğundu** (32) ; **otelci** (33) da o konuğa veda ediyordu. Genç bir **telgraf çocuğu** (35) hiç acele etmeden otelin bir konuğuna bir **telgraf** (34) getiriyordu; bir **turist** (36) , omzunda **fotoğraf makinesi** (38) asılı, **yol kılavuzuna** (37) bakıyordu.","t13-tit-1":"Öğle yemeği saati.","t13-06-1":"6. — Parmaklığın önünde sakin bir **seyyar satıcı** (39) **taşıma çengelleri** (40) ile **ayakkabı boyası kutusu** (41) arasında pineklerken, genç bir **çamaşırcı kız** (42) , bir **sepet** (43) çamaşır taşıyarak, kapının yanında duran **baş garsonun** (44) ağırbaşlı hâline gülüyordu.","t13-07-1":"7. — **Aşçıyı** (45) görünce, ki **mutfağından** (47) , ki **bodrumda** (48) , bir **mutfak çırağını** (46) işe göndermeye çıkmıştı, yemek saatinin yaklaştığı aklıma geldi, ve avluyu geçip lokantaya doğru gittim; orada bir **otomobilci** (50) **otomobilini** (49) park ediyordu, bir **tamirci** (52) de **bisikletçinin** (53) söylediğine göre daha yeni kaza yapmış bir **motorlu üç tekerlekliyi** (51) onarıyordu.","t13-08-1":"8. — Genç bir **garsona** (54) , ki **bira bardakları** (55) taşıyordu, ortak sofranın sundurmanın altında olup olmadığını sordum, ve evet deyince bir masaya oturdum ve kendime güzel bir yemek ısmarladım.","t13-tit-2":"Güzel bir yemek.","t13-09-1":"9. — Garson bana öğle yemeğinin kâğıdını (*) ve şarap listesini getirdi. Seçimimi yaptım ve **ilk yemek** olarak **tereyağıyla** **karides** ısmarladım, ilk serviste de **kulak biçimi işkembe**. **Balık** almadım, ama bir parça koyun **budu** istedim, **sebze** olarak da kremalı **ıspanak**. Sonra, **tatlı yemeklerinden** hiçbiri hoşuma gitmeyince, türlü türlü tatlı ısmarladım: **peynir**, **meyve** ve **bisküvi**. Yanına güzel bir Saint-Émilion **şarabı** kattım, ve yemeğimden çok hoşnut kalıp **garsona** (57) iyi bir **bahşiş** (59) verip sofradan kalktım.","t13-10-1":"10. — Beni kalkmaya hazır görünce **müdür** (60) balkona çıkmamı ve **okyanusun** (62) görkemli kuşbakışı görünüşünü seyretmemi salık verdi. Uzakta küçük balıkçı **kayıkları** (63) , **yelkenliler** (64) ve kocaman bir **yolcu gemisi** (65) seçilebiliyordu, ki kara gölgesi beyaz **bulutların** (67) üstünde beliriyordu, ve o bulutlar **ufuktaydı** (66) . Hafif bir yel o **bayrağı** (70) kımıldatıyordu, ki **tabelanın** (69) üstüne dikili; tabela da **salonun** (68) .","t13-tit-3":"Eğlenceler.","t13-11-1":"11. — Görünüş öyle ilgi çekiciydi ki ertesi gün kahvenin damına çıkmaya karar verdim, yanımda bir **dürbün** (71) ya da bir **teleskop** (72) alarak.","t13-12-1":"12. — Balkondan ayrılıp otelin kahvesine gittim, bir **içki** (73) içmeye ve bir **bilardo** (75) partisi oynamaya. Doğruca kahvenin salonundan geçtim, ki orada pek çok müşteri **satranç** (78) , **dama** (79) , **domino** (80) , **tavla** (81) ya da **iskambil** (82) oynuyordu, ve doğruca **bilardo salonuna** (74) vardım.","t13-13-1":"13. — Oyun bitince zemin kata indim ve garsondan bir mektup yazmak için bir **zarf** (84) , biraz **kâğıt** (83) , bir **posta pulu** (85) , bir **kalem** (87) ve biraz **mürekkep** (86) istedim.","t13-13-2":"Sonra bir **arabacı** (92) çağırdım, ki **faytonu** (88) kahvenin önünde durmuştu. Ona saat ve sefer ücretini sordum, ve pazarlık bitince bana **fayton kapısını** (89) açtı ve beni içeri oturttu. Sonra **oturağına** (91) çıktı, **kamçısıyla** (93) atları çevik çevik yürüttü, ve tat dolu bir gezintiye çıktık.","t14-apar-1":"TABLO No 14","t14-tit-1":"Cadde. — Esnaf.","t14-01-1":"1. — Kırda oturan dostum Jan, ailemle üç gün geçirmeye geldi. **Şimdiye dek** büyük bir şehir görmek fırsatını hiç bulmamıştı, bunun için bütün günlerimizi gezerek geçiriyoruz ve bilmediklerini ona anlatıyorum.","t14-02-1":"2. — Önce **gözlemevini** (1) görmeye gittik, ki ona çok ilgi çekici geldi. O **caddeden** (3) dönerken, ki orada **türk hamamları** (2) bulunur, bir **cenazeye** (4) rastladık. **Cenaze alayının** önünde **rahipler** yürüyordu, içinde **tabutun** durduğu **cenaze arabasının** önünde. Pek çok dost **yasa** boğulmuş ailenin ardından yürüyordu.","t14-02-2":"Alay geçince büyük **birahanenin** (5) önünde caddeyi geçtik; orada pek çok **müşteri** damın altında **bira** içiyordu, cam **sundurmanın** (6) arkasında.","t14-03-1":"3. — Jan, **şarap tüccarının** (7) dükkânı ile **müzik satıcısının** (10) dükkânı arasına asılı o **devlet armasına** şaşırdı. Bana ne demek olduğunu sordu; ingiliz **konsolosluğunun** (8) nişanı olduğunu söyledim, ve balkonda duran **konsolosu** (9) ona gösterdim.","t14-tit-2":"Dükkânlara bakmak.","t14-04-1":"4. — Doğallıkla **çalgıların**, **armonyumların**, **orgların** ve **piyanoların** sergisi önünde durduk; **notaları** ve piyano **parçalarının** resimli kapaklarını gördük, ve dükkânın tabelası olarak asılmış altın yaldızlı tahtadan **arpı** seyrettik.","t14-05-1":"5. — **Süpürücülerin** (11) ve **süpürme arabasının** (12) kaldırdığı toz bulutları, **mobilyacının** (13) güzel **takımlarının** ve **hırdavatçının** (14) **soba** ile **lamba** sergisinin önünden tez geçmemize yol açtı.","t14-06-1":"6. — Aynı yerde kaldırımı bırakmamız gerekti, çünkü bir **eşya taşıma arabasından** (16) indirilen denklerle tıkanmıştı; onlar da daha yeni kiralanan o **dükkâna** (15) taşınacaktı.","t14-06-2":"Bu yüzden **araba yapımcısının** (17) güzel arabalarını göremedik, ama durup **sandıkçının** (19) komşusu **bisiklet ve otomobil satıcısı** (18) için bir kutu yaptığını görmekten geri kalmadık. Sonra, epey geç olduğundan, eve döndük.","t14-tit-3":"Şehirde bir gezinti.","t14-07-1":"7. — Ertesi gün annem Jan’ın fotoğrafını çektirmesini salık verdi, ve benden onunla birlikte **fotoğrafçıya** (20) gitmemi istedi. Yemekten sonra sanatçının **salonuna** gittik, ki orada epey beklememiz gerekti. Vakit geçsin diye duvara asılı **resimlere** (22) baktık.","t14-07-2":"Sıramız gelince iş uzun sürmedi, ve dostum **fotoğraf makinesinin** (21) önüne oturduktan sonra aşağı indik.","t14-08-1":"8. — Birinci katta **berberin** (23) açık kapısından yardımcısının bir müşterinin saçını kestiğini gördük.","t14-08-2":"Sonra caddeye çıkıp **tütüncünün** (24) yanından geçtik. Jan, kızıl **fenere** (25) ve **tabela** (26) olarak asılmış **koca pipoya** öyle eğlendi ki, **birer tutam enfiye** (27) çekerek konuşan iki yaşlı beye çarptı.","t14-tit-4":"Şekerci dükkânı.","t14-09-1":"9. — **Sarrafın** (29) **vitrininde** dizili her ülkenin **kâğıt paraları** ile **madenî paraları** dikkatimizi bir süre tuttu, ama çay saati olduğundan daha durmadan **şekercinin** (31) dükkânına girdik.","t14-10-1":"10. — Dükkânda ne kadar **güzel şey** varsa — her türden **pasta, zencefilli ekmek, bisküvi** ve **şekerleme** — görünce seçemez olduk. Sonunda Jan **kremalı pastalar** aldı, ben de yalnız küçük bir **kiraz kurabiyesi**, çünkü tatlı şeylerden **dişlerim ağrır** ve **dişçiye** (30) sık sık gitmeye hiç niyetim yok.","t14-tit-5":"Daktilo.","t14-11-1":"11. — Dostuma, sözünü duyup da görmediği bir **daktiloyu** göstermek için **yazıhaneye** (32) gittik, ki **kuzenimin** (34) . Onu **sekreterine** (35) mektup yazdırırken bulduk; sekreter **stenograf**. Bir mektup biter bitmez bir **daktilocu** (33) onu makinesine geçiriyordu. Akrabamızın işini kesmek istemediğimizden yanında ancak birkaç dakika kaldık.","t14-12-1":"12. — Kuzenimin yazıhanesinin altında büyük bir **saatçi ve kuyumcu** (37) oturur, ki gümüşçü de olur. Görkemli dükkânında pek çok **saat, şömine saati, cep saati**, **zincir** ve değerli **takı** var, örneğin **inci gerdanlıklar**, altından **bilezikler**, **küpeler** ve **değerli taşlarla** ile **elmaslarla** bezeli **yüzükler**. Bir vitrin büsbütün **gümüş takımlara** ayrılmış ve içinde büyük bir gümüş **kaşık çatal** koleksiyonu var.","t14-13-1":"13. — Caddenin köşesini dönerken gördüm ki evin **numarasının** yanına konmuş **ad levhası** (36) değiştirilmiş. Bunu yüksek sesle söyleyecektim ki bir askerî bandonun sevinçli sesi duyuldu. Alaya doğru koştuk, onun **şapkacının** (39) ve **eldivencinin** (40) dükkânlarının önünden geçeceğini düşünmeden, ve onun geçişini görmek için **gözlükçünün** (38) vitrini önünde durmakla da aynı ölçüde iyi bir yerde olacağımızı düşünmeden; o vitrin de **kelebek gözlüklerle, gözlüklerle** ve **dürbünlerle** dolu.","t14-tit-6":"Geçit töreni.","t14-14-1":"14. — **Alayın** (41) önünde **davul başı** (42) yürüyordu, ardından **davulcular** (43) , **borazancılar** (44) ve bütün **bando**. Yaveriyle birlikte alanda bulunan **general** (45) , o **su selinin** (49) yanında durmuştu, ki **fıskiyenin** (48) , **geçit törenini** görmek için.","t14-14-2":"**Kurmay subaylar** (46) , **albay** ile **yarbay** onu kılıçla selamladı. **Binbaşılar** **taburlarının** (47) önündeydi ve her **yüzbaşı** kendi **bölüğünü** yönetiyordu; **teğmenler**, **asteğmenler** ve **astsubaylar** ise adamlarının yanında olağan yerlerindeydi.","t14-15-1":"15. — **Dörtyol ağzında** (50) pek çok yayacı toplanmıştı; esnaf — **şemsiyeci** (51) , **boyacı** (53) , **tüfekçi** (54) — **askerleri** görmeye çıktı. Her araba — **kira faytonları** (52) , **özel arabalar** (57) ve **su arabası** (56) bile — kaldırım boyunca durdu.","t14-tit-7":"Cadde görünümleri.","t14-15-2":"Elinde **örnek kutuları** olan bir **gezici satıcı** (55) caddeyi çevik çevik geçti, ve **üst katta** (59) oturanlar, ki **omnibüsün** (58) , dönüp gösteriyi seyretmeye başladı. Zavallı bir **sokak şarkıcısı** (60) , ki **laternasını** (61) taşıyordu, **türküsünü** yarıda bırakmak zorunda kaldı, çünkü davulların gürültüsü sesini bastırdı.","t14-16-1":"16. — Alay **kumaş dükkânının** (64) önüne gelince **dikişçi kadınlar** (63) ile **terzi** (62) **dikiş makinelerini** ve işlerini bırakıp pencereden bakmaya koyuldu. **Dükkâncı** (65) , ki az önce **sergi vitrinine** yeni **takımlar** (66) koymuştu, kaldırımda duran o **kumaş** (67) ve **keten** toplarını, ki **lağım ağzının** (68) yanındaydı, kaldırmak zorunda kaldı, kalabalık onları devirmesin diye; bir bekçinin birkaç çorap için pazarlık ettiği yaşlı bir **seyyar satıcı** (69) bile satışını bitirmek için bir kapı aralığına girmek zorunda kaldı.","t14-16-2":"Alayla birlikte kışlaya dek gittik **ve**, günümüzden çok hoşnut, yemek saatinde eve döndük.","t14-tit-8":"Türlü ticaret ve meslekler.","t14-17-1":"17. — Ertesi gün babam bize yerel gazetenin basımevini gezdirmeyi önerdi. Coşkuyla kabul ettik.","t14-17-2":"**Basımcı** aynı zamanda **kitapçı** (70) , **yayımcı**, **kırtasiyeci** ve **ciltçi**. Birinci kata gazetenin **yazı işleri odasını** (71) yerleştirmiş, bir de **oyma odasını**, ki orada **taş basmacı** (72) ile **bakır oymacısı** (73) çalışır, ve sonunda dizgi odasını, ki orada **dizgiciler** (74) bulunur. Asıl **basımevi** (75) , **basma makineleri** ve ayrı ayrı aygıtlar zemin katta.","t14-tit-9":"Jan pek çok soru sorar.","t14-18-1":"18. — Basımevinden çıkarken Jan büyük bir şaşkınlıkla bir direğe konmuş küçük cam kutunun önünde durdu, ki **tahıl satıcısının** (77) önündeydi, ve ne işe yaradığını sordu. Babam onun **yangın uyarısı** (76) olduğunu anlattı. Gerçekten şehirde her şey dostum için şaşırtıcıydı, sıradan **su musluğundan** (78) ve o hafif **yük üç tekerleklisinden** (80) tutun, ki onu üniformalı bir **garson çocuk** (79) sürer, **posta arabasına** (81) dek.","t14-19-1":"19. — Babam bizi bırakıp **vergi tahsildarıyla** (83) konuşmaya giderken, ki bir **avukatla** (82) ve bir **kâtiple** (84) konuşmak için durmuştu, biz caddenin hareketini seyrederek eğlendik. Önümüzden türlü türlü insan geçti: bir sepette görkemli bir **börek** taşıyan bir **pastacı çırağı** (85) , bir **giysi tüccarının** (86) ardından geldi; bir **fenerci** (87) bir **gaz döşemecisiyle** (88) konuşuyordu; bir **rahibe** (89) küçük bir öksüz kızın elini tutup manastırına dönüyordu.","t14-tit-10":"Dönüş sırasında.","t14-20-1":"20. — Babam bize daha yeni katılmıştı ki Jan iki **baca temizleyicinin** (91) isten kararmış yüzlerine ve tuhaf kılığına güldü.","t14-21-1":"21. — Annem için **çiçekçi kadından** (92) bir bitki almak istedim, ama babam taşımak için çok ağır olacağını ve birkaç **portakal** almanın daha iyi olacağını söyledi. **El arabalı satıcı kadına** (94) gittik, ve **öğretmen kadın** (93) , ki küçük öğrencisi için birkaç tane seçiyordu, alışverişini bitirince sıra bize geldi.","t14-22-1":"22. — Dönerken birkaç tanıdığa rastladık: ailemin eski bir dostu, **arkadaşının** (95) koluna girmiş, köprüler ve yollar **mühendisi** (96) , ve bir kuzinim **dadısıyla** (98) birlikte.","t14-22-2":"Sonra annemin **şapkacı kadınının** (97) ve iki **keşişin** (99) yanından geçtik; keşişler şehirde yabancıydı ve babama istasyonun yolunu sormaya geldiler.","t15-apar-1":"TABLO No 15","t15-tit-1":"Pazar. — Yiyecekler.","t15-01-1":"1. — Bize gereken yiyeceği veren tüccarların çoğu **kapalı pazarın** **hallerinin** (1) altında toplanır, ya da yakındaki sokaklarda.","t15-02-1":"2. — **Domuz kasabı** (2) , ki **jambon** (3) , **kan sucuğu** (4) , **sucuk** (5) , **bağırsak sosisi** (6) ve **domuz yağı** (7) satar, **tereyağı ve peynir satıcısı kadının** (8) yanına oturur; onun tezgâhı da kızıl kabuklu **hollanda peynirleriyle** (9) , **kamamberle** (10) , büyük **gruyer tekerlekleriyle** (11) ve taze **tereyağı kalıplarıyla** (12) süslü.","t15-03-1":"3. — Karşısında bir **sebzeci kadın** (13) müşterilerine güzel **domatesler** (14) , **karnabaharlar** (15) , **salatalar** (16) , **lahanalar** (17) , **balkabakları** (19) , **kavunlar** (18) ve **mantarlar** (20) bile gösteriyor. Ama bir **şarapçı** **taşıma arabasını** (21) , ki **bira fıçılarıyla** (22) yüklü, tam onun tezgâhının önüne çekmiş ve müşterilerinin yaklaşmasına izin vermiyor. Bir bahçıvan ona bir sepet **enginar** (23) getiriyor.","t15-tit-2":"Satmak ve satın almak.","t15-04-1":"4. — Pazarda büyük bir hareket var, çünkü **açık artırmanın** (24) saati gelmiş. Buraya alışverişe gelen **ev kadınları** (26) yolda **işkembeci kadının** (25) tezgâhı önünde durup **işkembe** ya da bir **dana başı** alıyorlar.","t15-05-1":"5. — Şişman bir **aşçı** (27) **balıkçı kadınla** (28) çok güzel bir **ton balığı** için pazarlık ediyor; kadın da canının istediğince fiyat yükseltiyor. Ona büyük bir **yılan balığı, dil balığı, alabalık** ve **sazan** yüklemesi gelmiş. **Morinası** ile **istiridyeleri** çok taze.","t15-tit-3":"Ucuz mal ve pahalı.","t15-06-1":"6. — Yanında oturan **tavukçu kadın** (29) pek dürüst. Bir **hindi**, bir **kaz**, bir **ördek** ya da sıradan bir **tavuk** sattığında hakkı olandan çoğunu istemez.","t15-07-1":"7. — Alanın köşesinde, birinci katta, bir **kumaşçı kadın** (30) yakınlarda dükkân açmış; orada alıcılar **masa örtüsü**, **peçete, önlük** ve **havlu** bakımından her zaman çok güzel bir seçim bulur. Aynı katta bir **bıçakçı** (31) atölyesini kurmuş. Pazarcı kadınların **bıçaklarını** biler ve bahçıvan için en sert **çelikten** **budama bıçakları** yapar.","t15-tit-4":"Bakkal dükkânı.","t15-08-1":"8. — Atölyesinin altında bir süre önce büyük bir yiyecek dükkânı açılmış. Bu artık eski günlerin o yalın küçük **bakkal dükkânı** (32) değil, ki yalnız günlük mal satardı — **çay** (33) , **çikolata** (34) , **kesme şeker** (37) ve **sabun** (38) . Burada her şey satılır: **gevrek bisküviler**, **konserveler** (35) , **likörler** (36) , **rom, kanyak, kirş, anason** ve **kürasao**. Burada av eti de o kadar kolay bulunur — **tavşan** (39) , **kuşlar** (40) , **keklik** (41) , **bıldırcın** (42) , **yaban ördeği** (43) ya da **sülün** (44) — sıcak ülkelerin meyveleri kadar, örneğin **muz** (46) ve **ananas**.","t15-09-1":"9. — Çok yardımsever bir bakkal **çırağı** (45) ne istenirse vermeye hazır durur: **reçel** (47) , frenk üzümünden ya da ayvadan, **iç yağı** (48) , **salatalık** (49) ya da tuzlu **sardalye** (50) .","t15-09-2":"Bu, **müşteri kadınlar** (51) için büyük bir kolaylık; en sıradan malın hemen yanında en ender turfandaları ve en lezzetli meyveleri bulurlar: sulu **armutlar** (52) , **erikler** (53) , **üzümler** (54) , **şeftaliler** (55) , **bademler** (56) ve **cevizler** (57) .","t15-tit-5":"Müşteriler.","t15-10-1":"10. — **Pirinç** (58) ile **mercimek** (59) tütsülenmiş **ringa** (60) kutusunun yanında durur; **patates** (61) ile **fasulye** (63) **elmaların** (62) , **incirlerin** (64) , **kuru eriklerin** (65) ve **dağ bademlerinin** (66) yanına oturur. Bu dükkânda taze **yumurta** (67) ile **zeytin** (68) de bulunur, öyle ki **sepetler** (70) ile **file torbalar** (73) çok tez dolar.","t15-11-1":"11. — Bu güzel dükkânın **kahvesi** (72) **hizmetçi kadınlar** (69) ile aşçılar arasında epeyce ün kazanmış, çünkü yaşlı **bakkal** (71) onu kendi eliyle büyük bir özenle kavurur.","t15-tit-6":"Görülecek şeyler.","t15-12-1":"12. — Herkes pazara alışveriş için gelmez. Hallere giden o küçük sokağın görünüşü hoş gidiş gelişinde türlü türlü insan görünür. İyi bir **mezbaha işçisinin** (75) yanında, ki önünde bir **el arabası** (74) iter, işte izne çıkmış iki asker, ki parlak üniformalarını göstermekle çok gururlanıyor: mavi **dolamanı** ve **tüylü şakosuyla** **hafif süvari** (76) , ve bol pantolonlu, başında **fesi** olan **zuhaf çavuşu**.","t15-13-1":"13. — **Fırıncı** (80) , ki **fırının** (78) eşiğinde durur, az önce **ekmeğinin** (79) hamurunu yoğurmuş ve vitrinde duran o **ayçörekleri** (81) , **küçük ekmekler** (82) ile **yuvarlak ekmekleri** (83) fırından çıkarmış.","t15-14-1":"14. — Fırının üstünde becerikli bir **dikişçi kadın** (84) oturur, ki birkaç **nakışçı kadın** (85) çalıştırır. Yanında bir **çamaşırcı ve ütücü kadın** (86) oturur, ki **çamaşırları** (88) yıkayıp kuruttuktan sonra kolalar ve **ütüyle** (87) bastırır.","t15-tit-7":"Et, balık ve sebze.","t15-15-1":"15. — Zemin kattaki **kasap dükkânında** (89) her türden et satılır — **koyun** (90) , **sığır** (94) ya da **dana** (92) eti — **but, pirzola, parça** ve **kaburga** olarak. **Kasap çırağı** (93) bütün bu eti keser ve **ilikli kemikleri** (96) ayırır. Kasabın kapısında bir **istiridyeci kadın** (97) durur, ki **istiridye** (98) satar. İstenirse onları açar da.","t15-16-1":"16. — Bütün bu tüccarlar ruhsat ya da yer parası öder; bunun için **polis** (100) o zavallı **gezici sebzeci kadınları** (99) acımadan kovalar; onlar da el arabalarında **havuç, turp, şalgam, pırasa** ya da **kuşkonmaz demetleri, taze bezelye, ıspanak, kuzukulağı, su teresi** ve **maydanoz** taşıyıp onlarla yarışır.","t15-tit-8":"Polisten kaç!","t15-17-1":"17. — **Sarımsak** (101) ile **soğan** satan oğlan da pazarın yanında malını satmaya izni olmadığını iyi bilir. Kaçmaya başlıyor, **karides** ile **ıstakoz** **satıcısı kadının** (102) **yengeç**, **tatlı su ıstakozu** ve **teke** sepetini devirme tehlikesiyle.","t15-18-1":"18. — Herkes telaş içindedir ve büyük bir gürültü koparıyor; ama bu, gezici **camcının** (103) bağırışının açık seçik duyulmasını engellemez, ne de o **kömürcünün** (104) , ki bir **kömür çuvalı** (105) ulaştırmak için arabasını az önce biraz bırakmış.","t16-apar-1":"TABLO No 16 Büyük mağaza. — Pazar. — Oyuncaklar.","t16-01-1":"1. — Yeni yıl geliyor. Büyük mağazalar **oyuncak** (1) ve yılbaşı armağanı sergilerini hazırlamış.","t16-01-2":"Büyükbabamdan bu güzel sergiyi görmek için beni çarşıya götürmesini istedim, ve kabul etti.","t16-02-1":"2. — Önce birkaç güzel silah sergisi önünde durduk; içlerinde bir **tüfek**, bir **püsküllü kepi**, bir **pala**, bir **kılıç kemeri** ve bir çift **omuz püskülü** vardı, ya da bir **miğfer**, bir **göğüs zırhı** (3) ve bir **tabanca** (4) . Bütün bunlar bana **sihirli fenerlerden** (2) çok daha hoş geldi.","t16-tit-1":"Görülmeye değer şeyler.","t16-03-1":"3. — Aynı bölümde bir **nöbetçi** (5) **nöbetçi kulübesindeydi**; mukavvadan bütün bir hayvanat bahçesini bekliyor gibiydi. Orada ne çok hayvan vardı! Tüneğinde bir **papağan** (6) , burnunda boynuzu olan bir **gergedan** (7) , bir **geyik** (8) , bir **devekuşu** (9) , ceviz kıran bir **maymun** (10) , bir tavuk kapıp götüren bir **tilki** (11) , kocaman çenelerini açmış bir **timsah** (12) , bir **deve** (13) , şık bir **tazı** (14) , bir **leopar** (15) , ve sonra bilmediğim iki hayvan, ki bana söylendiğine göre bir **firavunfaresi** (16) ile bir **sırtlan** (17) imiş. Orada bir **çita** (18) ile bir **kurt** (21) de vardı; yanlarında sevimli küçük **fareler** (19) ve lastikten küçük bir **dişi fare** (20) duruyordu. Sonunda bir **suaygırı** (22) ile hörgüçlü bir **deve** (23) koleksiyonu tamamlıyordu. Orada saatlerce dururdum, eğer yanı başımda **kurşun askerlerle** (29) dolu görkemli bir kamp gözümü çekmeseydi.","t16-tit-2":"Askerler ve savaş.","t16-04-1":"4. — **Malul gazi** (24) olan büyükbabam, ki kendisine **askerlik madalyası** kazandıran bir **yaradan** sonra ordudan ayrılmak zorunda kalmıştı, katıldığı **seferleri** bana anlatmaktan çok hoşlanır. O küçük ordunun ayrı ayrı manevralarını bana açıklamaktan çok sevindi. Çarşıyı görmeye gelmiş gerçek askerlerden bir öbek — bir **istihkâm eri** (25) , **başlığıyla** birlikte bir **dağ avcısı** (26) , piyadenin bir **başçavuşu** (27) ve topçunun bir **çavuşu** (28) , ki kolunda altın bir **şerit** vardı — onlar da açıklamayı dinlemek için yanımızda durdu.","t16-05-1":"5. — Böyle saygın dinleyiciler bulmakla gururlanan büyükbabam, hemen bütün bir savaş planı kurdu.","t16-05-2":"O surlu şehir, **surlarıyla** ve **hendekleriyle** birlikte, **düşman ordusunca** kuşatılmıştı; ordu da uzun bir **topa tutmadan** sonra ona **saldırmaya** hazırlanıyordu. Ama açlıktan zorlanan **kuşatılanlar**, **kuşatanların** **kampına** bir **huruç** yapmıştı. **Çadırların** çevresinde sert bir **çarpışmada** **saldırıyı** geri püskürtüp **yenen** kuşatanlar, **yenilen** saldırganları **kovalamaya** **süvari bölüklerini** gönderdi. Onlar da **geri çekildi**, **savaş alanını** **ölülerle** ve **yaralılarla** döşeyerek. **Sedyeciler** yaralıları **seyyar sağlık yerine** götürdü, **cerrahlar** onlara baksın diye.","t16-05-3":"**Kare düzen** kurmuş birkaç **taburun** yiğitçe direnişine karşın, **bozgun** tamdı; kalan ordu **kaçtı**, arkasında pek çok **tutsak** bırakarak. Düşman şehri alıp **utkusunu** taçlandırmak üzereydi. Belki seferin sonu bu olurdu, ve bir **ateşkesten** sonra bir **barış antlaşması** imzalanabilirdi.","t16-tit-3":"Yılbaşı armağanları.","t16-06-1":"6. — Gazinin renkli anlatısını dinlerken gülen o genç askerler, ona birkaç soru daha sordu. Bana gelince, tezgâhı dolanıp güzel bir **yay tüfeği** (32) ile bir **yay** (33) görmeye gittim, **oklarıyla** (31) birlikte. Orada bir hayvan koleksiyonu daha buldum: iki **ötücü kuş** (34) , kurgulu bir **bülbül** ile bir **çalıkuşu**, ki avazları çıktığı kadar ötüyordu, ve tuhaf yaratıkların bir dizisi — bir **yarasa** (35) , bir **piton** (36) , bir **kaplumbağa** (37) , bir **fok** (38) , bir **balina** (39) ve altın zardan yapılmış bir **köpekbalığı** (40) .","t16-07-1":"7. — Onlara bakmak için uzun durmadım, çünkü gözüm düşlediğim şeye takılmıştı: görkemli bir **kukla tiyatrosu** (41) , görkemli **dekorları** ve güzel kızıl bir **perdesiyle**. **Sahnede** iki oyuncu çok ilgi çekici bir **oyunda** **rollerini** oynuyor gibiydi, çünkü locaların mukavvadan küçük **seyircileri**, ya da **ön koltuklarda** ve **arka bölümde** **orkestra şefinin** arkasında oturanlar, coşkuyla alkışlıyordu.","t16-07-2":"Ne yazık ki o tiyatro çok pahalıydı.","t16-08-1":"8. — Üstelik oyuncaklar arasından seçmek güçtü, çünkü vitrinler her türden oyuncakla doluydu: **arlekenler** (42) , **polişineller** (43) , **piyerolar** (44) , kanat çırpan **baykuşlar** (45) , ıslık çalan **karatavuklar** (46) , havlayan **finolar**, bir **gramofon** (47) ve **bilmeceler**. Bu oyuncaklardan biri pek hoşuma gitti: içinde bir **deniz savaşı** (48) gösteriliyordu, ki **hindistan cevizi ağaçlarıyla** dolu bir kıyının önünde **korsanlar** bir **gemiye** saldırır.","t16-09-1":"9. — Bütün bu şaşırtıcı şeylere çok rahat rahat bakabildim, çünkü mağazada insan azdı — güçbela bir avuç seyirci, bir **süvari eri** (49) , ve bir **tahsildar** (50) , ki ana **kasada** (51) bir **senet** sunuyordu.","t16-10-1":"10. — Büyükbabama **kasiyerin** arkasındaki raflarda duran o kitapların ne işe yaradığını sordum; **hesap defterleri** olduklarını söyledi.","t16-tit-4":"Mağazada bir göz atış.","t16-11-1":"11. — Oyuncak bölümünden ayrılıp saraciyeye doğru gittik, **eyerlere** (53) , **üzengilere** (54) , **dizginlere** (55) , **yularlara** (56) ve **binici kamçılarına** bir göz atalım diye. **Bölüm şefi** (57) büyükbabama birkaç bilgi verirken, ben **porselen** ile **cam kaplar** (58) sergisini görmeye gittim; orada güzel **salata kâseleri** ve ince **çaydanlıklar** (59) vardı.","t16-12-1":"12. — Birinci kata çıkmak için **kemerlerin** (60) vitrininin arkasından geçtik, ki çorap bölümünün yanında; orada çok güzel **pantolonlar** (63) serilmişti. Yanı başında bir **tezgâhtar kadın** (61) bir **müşteri kadına** (62) güzel ipek **kumaşlar** (64) seçmesinde yardım ediyordu.","t16-12-2":"Merdiveni çıkarken gördüm ki mağaza japon **fenerleriyle** (65) , **şemsiyelerle** (66) ve kocaman **palmiyelerle** (70) süslü.","t16-13-1":"13. — Birinci katta görülecek çok şey yoktu: yalnız mobilya (*) , **kasalar** (67) , **çekmeceli dolaplar** (68) ve **çocuk arabaları** (69) . Ama mağazanın bütününün görünüşü çok **eğlenceliydi**.","t16-14-1":"14. — Altımda çalgıları gördüm: **arplar** (71) , **gitarlar** (72) , **mandolinler** (73) , **kornetler** (74) , **klarnetler** (75) , **yaylarıyla** (76) birlikte kemanlar ve bir **büyük davul** (77) bile. Biraz ötede, kırtasiye tezgâhında, bir **öğrenci** (78) bir **tezgâhtarla** (79) bir kâğıt torba için pazarlık ediyordu. Yanlarında güzel bir **alfabe kitabı** (80) gördüm.","t16-14-2":"Mağazanın ortasında yüksek bir **yılbaşı ağacı** (81) duruyordu, ki üstüne baştan başa mumlar, süsler ve her türden oyuncak asılıydı : **tahta atlar** (82) , **bebekler** (83) , ve daha başkaları.","t16-14-3":"**Itriyat bölümü** (84) , **diş macunlarıyla** ve ayrı ayrı **kokularıyla** birlikte, bize dek yükselen çok hoş bir koku salıyordu.","t16-tit-5":"Bir şey satın alıyoruz.","t16-15-1":"15. — Büyükbabama vakit uzun gelmeye başladığından büyük merdivenden yeniden indik. Bir **gökbilim tablosu** (85) önünde bir an durdu, ki üstünde, dediğine göre, **kuyrukluyıldız** (a) , **ay ile güneş tutulmaları** (b) , **dört yönlü** (c) **(kuzey, güney, doğu ve batı)** bir yön çemberi, iki **yarıkürenin** (d) haritası, **gezegenler** (e) ve **güneş sistemi** (f) gösteriliyordu. Bundan hiçbir şey anlamadım, ve bana çok daha ilgi çekici gelen, geçmekte olan o **eşya ulaştırıcısının** (86) sırmalı üniforması oldu, ve yanı başında duran o güzel **yelpazeler** (87) , **çantaların** (88) ve **cüzdanların** (89) yanında.","t16-16-1":"16. — Tezgâhta birkaç **tüy** (90) ile **kemer tokası** (91) de seyrettim, ve sepetlere özenle dizilmiş o güzel **yapma çiçekleri** (94) . **Menekşelerin**, **şebboyların**, **sümbüllerin** (95) , **sardunyaların** (96) , **nilüferlerin** (97) ve **yaban güllerinin** (98) taklidi çok iyiydi.","t16-tit-6":"Büyükbabanın armağanı.","t16-17-1":"17. — Büyükbabamdan o **diş fırçalarından** (92) birini bana almasını istedim, ki **saç tokalarının** (93) yanında bir kutuda duruyordu. Kabul etti, ve aldığımın parasını kasada kendim ödemeye gittim; kasanın yanında büyük bir **paket** (100) bağlanıyordu, bir **müşteri** (99) için.","t16-18-1":"18. — Birden sanatlı **tunç heykelciklerin** (101) yanında duran insanlar arasında bir kımıldanma oldu. Bir **hırsızı** (102) az önce bir **mağaza gözcüsü** (103) birinin cebini keserken suçüstü yakalamıştı. Onu **tutuklamak** için polis çağrıldı, ve biz tam çıkarken suçlu karakola götürülüyordu."}